Pages

Ads 468x60px

Ağız ve Diş Sağlığı Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ağız ve Diş Sağlığı Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Anne Adaylarının Diş Sağlığı Çok Önemli

Gebe kalmayı planlayanlara uyarı. Öncesinde ağız ve diş sağlığı mutlaka kontrol ettirilmeli.

Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmet Duran, diş eti rahatsızlıklarının hamilelerde çok hızlı ilerlediğini, düşük ve erken doğuma neden olduğunu söyledi.

Duran, AA muhabirine, diş eti rahatsızlıklarının dişleri çevreleyen  dokuların iltihaplanmasıyla ortaya çıktığını, en büyük etkenin bakteri plağı  olduğunu anlattı.

Ağızdaki bakterilerin çoğalmasının rahatsızlıkları tetiklediğine  dikkati çeken Duran, “Diş eti rahatsızlığında klinik olarak ilk belirti,  kanamayla gözlenir, fırçalarken, herhangi bir şeyi ısırırken veya kendiliğinden  olabilir. Kanamanın şiddeti, diş eti rahatsızlığının boyutunu gösterir” diye  konuştu.

Rahatsızlığın önlenmesi için ağızdaki bakteri plağının temizlenmesi  gerektiğini kaydeden Duran, dişlerin arasında kalan yemek artıklarının bakteri  plağına neden olduğunu vurguladı.

Duran, bakteri plağını engellemenin en basit yönteminin günde 3 kez  dişleri fırçalamak olduğunu belirterek, diş eti kanamasının artması halinde  hekimden destek almak gerektiğini dile getirdi.

 “Hamilelerde diş eti rahatsızlığı”

Hamilelerde ve çocuklardaki diş eti rahatsızlıklarına gereken önemin  verilmediğine işaret eden Duran, gebelikteki vakaların ciddi sonuçlar  doğurabileceğini söyledi.

Hamilelikte hormon dengesi bozulduğu için bazı rahatsızlıkların daha  etkili olabildiğini aktaran Duran, “Bir birim bakteriye, hamile olmayan bayandaki  cevapla, hamilelerdeki cevap farklıdır. Hamileler, bir birim bakteriye çok fazla  tepki gösterir yani çok fazla kanama olabilir. Maalesef halk arasında yanlış  bilinen ‘bir hamilelik, bir diş kaybı’ anlayışının nedeni, hamilelik süresince  bakterilere maksimum cevap veren vücut dokusunun savunma yapamamasıdır” ifadesini  kullandı.

Çocuk sahibi olmak isteyen kadınların, hamilelik öncesinde ağız ve diş  sağlığı kontrolü yaptırması gerektiğini anlatan Duran, sözlerini şöyle tamamladı:

 “Hamile kalmadan ağız bakımlarının yapılması, hamile kaldıktan sonra  da bakımlarına çok daha fazla önem verilmesi gerekmektedir. Hamile bayanlarda  gelişen diş eti rahatsızlıkları çok hızlı ilerleyeceği için ciddi sağlık  sorunlarına neden olabilir. Son dönemde yapılan çalışmalar diş eti  rahatsızlığının hamilelerde daha ciddi görüldüğünü gösterdi. Şiddetli diş eti  rahatsızlıkları, hamilelerde düşük ve erken doğuma neden oluyor. Dolayısıyla bu  tür hastaların daha dikkatli davranması gerekmektedir.”
Kaynak7gunsaglik.com

Kötü Ağız Kokusu Yapan Besinler

Alkol ve enerji içecekleri nefesinize hakim olabilir. Kahve, kafein, alkol ve enerji içecekleri susuzluğa yol açar ağzı kurutur nefesi etkiler.

Tükürük düzeylerini azaltır, bu nedenle az içmeliyiz. İçimin ardından ağız iyice çalkalanmalı. Asitli içecekler dişleri bozar sık içilirse ağızda sorunlara ve kokmaya nedendir.

Süt, peynir gibi süt ürünleri bekletilirse tüketilmemelidir çünkü kokacağı için ağzı da kokutur. Süt içerken ağızda oyalamadan direkt için. Laktoz intoleransı olanlar için de süt kötü bir fikirdir. Probiyotikler genel olarak gereklidir. Vücuda sağlıklı bakterilerin girmesi gerekir. Yoğurt tüketilebilir.

Şekerleme, aşırı yemeyin çünkü dişleri çürütür ağız kokusu sebebidir. Ağzımıza bakteri dolu sülfür bileşikleri yerleştirmiş oluruz. Su ile çalkalayın dişlerinizi fırçalayın ve şekerden sonra dilinizden iyice kazıyın.

Kırmızı et ise protein içerdiği halde ağızda kalıntılar bırakır. Bu da pis bir koku üretir. Balık ve tavukta bu risk yoktur. Sakız çiğnemek kurtuluşunuz olabilir.
Kaynak7gunsaglik.com

Ağız ve Diş Sağlığı Temelleri Nelerdir?

Film yıldızı gibi rahatça bembeyaz ve sağlıklı gülümsemek istiyoruz hepimiz. Sağlıklı ağız ve dişler için neler yapabiliriz?

Dişinizle hiçbir şeyi açmaya çalışmayın, bu diş yapısını bozuyor dişlerde çatlak kırık ve bakteri birikimine neden oluyor. Ağız diş iltihaplarına neden oluyor.

Dinamik, canlı, kemiksi emaye yapıyla kaplı dişlerimiz mineralli katı bir dentin maddeyle kaplıdır. Çiğneme ve sindirimin ilk gerçekleştiği yer diş ve ağızdır. Ağız sağlığını korumak aslında tüm sağlığa etki eder.

Diş eti hastalıkları, kalp hastalıkları, felç, solunum problemleri ve diyabet riskini artırır. Oral bakteri, virüs ve mantarlar ağızda yerleşip büyür ve tüm sağlığı tehdit eder.

Bu asitlenerek diyabete kadar gidebilir diş çürükleri diş minesini eritir ağrı yapar diyabet ve hastalıklara neden olabilir. Diş eti plakları düzenli fırçalama ve ip kullanımı ile önlenir.

Diş eti iltihabını da giderir. İnflamasyon ilerledikçe diş etlerini sarar tüm ağza yayılır sinir köklerine kadar uzanır ve iş büyür. Ağız ve dudakta herpes uçuk virüsü kol gezmektedir.

Yakın temaslara dikkat edelim günlük temizliği yapalım. Florürlü macun kullanın, kalsiyum tüketin, sigara alkol ve kafein tüketmeyin. Şekerli atıştırmalıklardan uzak durun.
Kaynak7gunsaglik.com

Su İçmek Nefes Kokmasına Karşı Oldukça Etkili

Sağlıklı olduğunu bildiğimiz su içmenin bir yararı daha bulundu.

Ağız kokusuna karşı da bir çözüm. Ağız ve diş sağlığı uzmanlarına göre, günde 2 litre ortalama su tüketen kişilerde kötü ağız ve nefes kokusu azalıyor. Mide hastalıkları, enfeksiyon ve ağız kuruluğundan kaynaklanan ağız kokusu biraz da aç ve susuz kaldığımızda ilerler. Sosyal anlamda insan içine çıkamayız.

Dayanılmaz olduğunda çözüm ararız. En doğal ve basit çaresi su içmektir. Diş etlerinde enfeksiyon, kanama, şişme gibi sorunlar varsa hele bir de çürükler varsa ağız kokusu kaçınılmaz olur. Hormon kaynaklı ya da genetik sebepli olabilir.

Bakteri plağı olan diş taşları diş hekimi tarafından temizlenmelidir. Diş kontrolüne düzenli olarak gitmeli ve diş bakımımızı aksatmamalıyız. 20 yaş dişleri de bu dönemde ağız kokusu yapar. Burun tıkanıklığı yaşayan kişiler ağızdan solunum yapar ve bu da ağız kokusu sebebidir. Lokmaları ağzın her iki yanına dağıtarak çift taraflı çiğneyin ve bolca su tüketin.
Kaynak7gunsaglik.com

Ağız Enfeksiyonu Belirtileri ve Erken Önlem

Ağız ve diş sağlığının önemini biliyoruz. Bakteri ve virüsler enfeksiyonlar olarak vücuda ilk olarak ağızdan giriyor.

Yiyeceklerle, ağza alınan çatal, kaşık ve benzeri temas eden yollarla bulaşıyor vücut içinde gelişerek hastalıklara neden oluyor. Ağız enfeksiyonlarının kaynaklarını ve belirtilerini bilirsek erken tedbir alabiliriz.

Ağız, vücudun en sık ve çok kullanılan bir parçasıdır. Konuşma, yeme, gülümseme, kaşları çatma, şarkı söyleme ve nefes alma gibi birçok görevi vardır.Diş fırçalama, diş ipi kullanma ve diyet yapma gibi unsurlar yine ağız ve diş sağlığını etkiler.

Bu alanlarda gerçekleşir. Diş etleri, dişler, dil, damak gibi yerlerimizi sağlıklı bir şekilde korumalıyız. Bu belirtilerden herhangi biri görülürse acilen diş doktorunuza başvurun.

Kanamalı ağız ve ağız içi yaralar,
Fırçalama ve diş ipi kullanımı sırasında kanama,
Diş etlerinde kanama,
Yanak içi deri renginde değişiklik,
Yumru, pullanma, beyaz nokta ya da diş eti ve ağız içinde değişiklikler,
Ağız, çene ve dudaklarda hassasiyet,
Konuşma, çiğneme, yutma gibi hareketlerde ağrı,
Dişeti kızarıklığı,
Gevşek dişler.
Uygun protez veya diğer tedaviler uygulanır.
Kaynak7gunsaglik.com

Hassas Diş Problemi Nedenleri ve Çareleri

Çok fazla gargara kullanmak dişleri hassaslaştırır. Hassas dişleri daha kötü hale getiren gargara sık kullanılmamalıdır.

Çok sayıda asit içerirler. Nötr dengede florür içeren diş bakım ürünleri kullanın ve dişçiye düzenli olarak gidin.

Asitli yiyecekler yemek de dişleri hassaslaştırır. Domates, narenciye meyve ve suları ve asidik değeri yüksek gıdaları az tüketin. Koruyucu tabaka dentin ve mine zarar görebilir. Peynir ve süt ile asit dengesini düzenleyin.

Diş beyazlatıcı ve bazı diş macunları. Parlak ve beyaz bir gülümsemenin bedeli dişlere ağır gelebilir. Dişlere duyarlı ürünler tercih edilmeli. İşlemlerle dişler beyazlatılmamalı.

Dişleri çok sert fırçalamak da diş yapısına zarar verir diş erozyonu olur. Etler çekilir diş kökleri açığa çıkar. Diş minesi yıpranır sararma görülür.

Kısa vadede diş hassasiyetine bazı diş yapım işlemleri de neden olur. Restorasyon çalışmaları köprü dolgu zarar verebilir.

Diş taşı ve kenetlenmesi, diş çürükleri, sıcak soğuk etkisi, temizlik eksikliği ve ağız sağlığı da bunları etkiler.

Kaynak7gunsaglik.com

Diş Ağrısını Yok etmek İçin Pratik Çözümler

Diş ağrısı başımıza gelen diğer ağrı türlerine göre oldukça şiddetli ve canımızı yakan bir ağrı türüdür.

Dişlerinizde çürük veya dolgu bulunuyorsa;
• Dişlerinizi Fırçalamanız gereklidir. Bazen kocaman diş ağrısına sebep olan şey diş arasına sıkışmış bir besin maddesi olabiliyor. Fırçalama işlemi sıkışan besini çıkartmaya yardımcı olur.

• Kürdanın üzerine kolonya damlatarak çürüğün bulunduğu bölgeye dokunarak çürük diş üzerindeki birikmiş besinleri almaya çalışın. Bu sayede diş ağrınızı hafifleyecektir.

• Ağzınızı tuzlu su veya elma sirkeli su yardımı ile gargara yapınız.

• 1 diş sarımsağı ezerek tamda çürük olan dişin üzerine yerleştirmek var olan diş ağrısını hafifletmek konusunda büyük fayda sağlar. Sarımsak bakteri yok edebilme özelliğine de sahiptir.

Dolgu veya kaplamaya sahip dişiniz ağrıyorsa;

• Ağrıyan dişlerinizi soğutmaya bakın. Bir buz yardımı veya soğuk su ila yapılan gargara diş ağrınızı hafifletebilir.
• Dişler dolgulu olduğu için dişin özüne inmek imkansız olduğundan ağrı kesici kullanarak diş ağrınızı hafifletebilirsiniz.
Kaynak7gunsaglik.com

Dişleri Doğal Yoldan Beyazlatan Besinler

Çilek. Bu yaz meyvesindeki malik asit diş yüzeyini doğal yoldan beyazlatır. Diş lekelerini sararmasını önler ve giderir.

Badem ve ceviz. Plak oluşumunu önler ve diş yüzeyinde lekelenmeleri giderir. Sağlıklı yağlar, protein içerir inci gibi dişleriniz olur.
Soğan. Ağız kokusu yapsa da ağız ve diş sağlığı için çok önemlidir. Renklenmeleri önler ve giderir.
Elma. Yeşil elma diş dostudur. Diş etlerini güçlendirir çürüğü önler ve rengi açar.

Kabartma tozu veya karbonat diş macununda bu sebeple kullanılır diş rengini açar.
Havuç dişleri temizler ağzı ferahlatır dişleri beyazlatır.
Brokoli. Öğle yemeğinde çiğ veya haşlama brokoli hem sağlıklıdır hem diş dostudur. Doğal bir diş fırçası ve macunu gibidir.
Peynir. Nefesi kokutsa da diş dostudur. Portakal, su, armut, süt ve yoğurt da dişleri beyazlatır.
Kaynak7gunsaglik.com

Ağız Yarası (Aft) Nedenleri ve Tedavi Yolu

Dönem dönem herkesin yaşadığı ağız yaralarına verilen isimdir aft. Hastanın yemek yemesine, su içmesine, hatta bazı ciddi vakalarda tükürüğünü kontrol etmesine dahi engel olabilen bu sağlık sorunu farklı nedenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Sert ve keskin köşeleri olan yiyeceklerin yenmesi esnasında ağız içinde oluşan tahrişlerin enfeksiyon kapması ile ortaya çıkan bu tür ağız sorunları bazı durumlarda vitamin eksikliği ve bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeni ile oluşabilmektedir. Stres ve vücutta ilerleyen farklı sağlık sorunları da aft oluşumunu tetikleyen etkenler arasındadır.
Aft oluşumlarının kısa süre içinde iyileşmesini beklemek hata olur. Ağız yapısının nemli ve sıcak oluşu, aft oluşumunu tetikleyen etkenin canlı kalmasına da zemin hazırlamaktadır. Bu yüzden aft tedavilerinde ağız içinin dezenfektasyonu önemlidir. Tedavi sürecinde ağzı tuzlu su ile gargara yapmak ya da karbonatlı su ile gün içinde çalkalamak aftların tedavisinde etkili rol oynamaktadır. Ortalama 10 gün süren aft yaralarının tedavisinde hastanın konforunu sağlamak adına uyuşturucu jel ya da kremler kullanılabilir.
Kaynak7gunsaglik.com

Dişlerinizi Fırçalayın ve Kalbinizi Koruyun

Yeni bir çalışmaya göre, sağlıklı diş etlerine sahip kişilerin kalbi daha az hastalanıyor.

Diş ve diş etleri sağlığı, arterlerde yani kalp damarlarında plak birikimini yavaşlatıyor. Yani kalp damarları daha az tıkanma riski taşıyor. Bu daralma kalp krizi, felç, inme ve ölümle de sonuçlanabiliyor. Bu tıkanmayı önlemenin yollarından biri de dişleri fırçalamak. 420 yetişkin bu çalışmada 3 yıl boyunca izlenmiştir. Diş eti sağlığı ve enfeksiyon kapma durumları incelenmiştir.

Ağız bakterileri ne kadar azsa, boyun ve kalp damarlarındaki tıkanma da o derece azalır. Bu sonuçlar Columbia Üniversitesi epidemiyoloji profesörü ve çalışanları ile yürütülmüştür. Bakteri riski yükselen kişilerde kalp tıkanıklığı sıkça görülür. Kalp hastalarının rutin muayenelerine gitmesi önem taşırken düzenli dişçi kontrolü de herkes için gereklidir.Haber Kaynagı.7gunsaglik.com,

Hamilelere Özel Diş Bakımı Önerileri

Ağız ve diş sağlığı gebelik döneminde çok daha mühimdir. Gebelikte dişlere nasıl bakılmalı?

Bebeklerde diş gelişimi, anne karnında  başladığı  için  ve de hamilelik  sırasında bazı  ağız ve diş sağlığı sorunları  daha sık  görüldüğü için, mutlu bir hamilelik geçirmeniz  için bu dönemde karşılaşabileceğiz sorunlar ve çözümlerini sizlerle paylaşmak istedik. Ve  Diş hekimi Pınar Çağlar Kaya’ya bazı sorular yönelttik.

Hamilelikte  ağız ve diş sorunları niçin çoğalır?

Hamile kaldığımız dönemde; ister istemez iştahımız artar, aş-ermelerimiz olabilir, abur cubur ve tatlı tüketimi de artabilir. Ayrıca  ilk aylarda yaşanan bulantı ve kusma ile mide asidi, dişler üzerinde olumsuz etkiye neden olur. Bu dönemde artan östrojen ve progesteron hormon seviyeleri özellikle diş etlerinde, şişmeye, kanamaya meyil yaratabilir. Diş etlerinde kanama ve hassasiyet var diye fırçalamak dan kaçınmak yapılan en büyük hatadır, sorunların daha da artmasına neden olur. Planlı olmayan gebelik de,  var olan diş sorunları, tüm bu saydığım dezavantajlar nedeni ile hamilelik dönemi işlerin daha da zorlaşmasına neden olabilir.

Hamilelik dönemimde  diş kaybeder miyim?

“Her doğumda diş kaybedilir’’düşüncesi doğru değildir.Yani bebeğiniz kendisi için gereken kalsiyumu sizin dişlerinizden alarak ,annenin dişlerinin çabuk çürümesine neden olmaz .Bu düşünce yanlıştır. Annenin dişlerinden kalsiyum çözünmesi olmamaktadır, böyle bir bilimsel kanıt ve delil yoktur.Annenin kemiklerinin sağlıklı olması ve bebeğinin ihtiyacı olan kalsiyum miktarını sağlayabilmesi için günlük diyetinin 1200-1500 mg kalsiyum içermesi gerekir.Özellikle kalsiyumdan zengin süt ve süt ürünleri ,yeşil yapraklı sebzelerden zengin diyetle beslenmek önemlidir.Diyetinde yeterli kalsiyum olmayan annenin bebeği için gerekli kalsiyum annenin kemiklerinden karşılanır ,dişlerinden değil.

Bu dönemde iyi beslenerek  ağız ve diş sağlığımı koruyabilir miyim?

Sağlıklı beslenmeye özen gösterilip,düzenli ağız bakımı yapılır,şekerli, tatlı ve asitli yani ;çürük yapıcı gıdalardan uzak durulursa yada az miktarda tüketilirse hamilelik dönemleri de diğer dönemler gibi gayet sağlıklı ve normal geçirilebilir.Hamilelik dönemin de ilaç kullanımının kısıtlı olması nedeni ile ,emzirme dönemi de dahil uzun bir süre bebeğimiz ve kendimizle meşgul olacağımız için sağlığımıza daha da dikkat etmemiz gerekir.

Bebeğimizin diş gelişimi hamileliğin 5. ve 6. haftalarında başlar.Bu dönemi sağlıklı atlatabilmemiz için dengeli beslenme ve ağız bakımı önemlidir.

Bebeğimizin diş gelişimi hamileliğin 5. ve 6. haftalarında başlar.Bu dönemi sağlıklı atlatabilmemiz için dengeli beslenme ve ağız bakımı önemlidir.

Hamilelik dönemi boyunca

·    Asitli ve yapışkan şekerli ,karamelli yiyeceklerden özellikle de yemek aralarında abur cubur şeklinde yeme alışkanlığından kaçınılmalıdır. (Bu tür gıdaları canımız çekdiğinde az miktar da tüketmek ve sonrasında fırçalamak,fırçalama imkanı yok ise suyla çalkalamak yada en azından su içerek ağızdaki şeker ve asit konsantrasyonunu seyreltmeliyiz.

·   A,C,D vitaminleri ,fosfor ve kalsiyum dan zengin meyve, sebze , süt ve süt ürünleri,et ,balık,yumurta gibi proteinden zengin yiyecekler diyet de gereken miktarda olmalıdır.

Bebeğimizin diş gelişiminin anne karnında başladığı düşünülürse hem kendi sağlığımız hem de bebeğin sağlığı ve diş gelişimi için dengeli beslenmenin önemi daha da iyi anlaşılır.

Diş sağlığı için A vitamini ,protein (et,süt, yumurta, meyve ve sebzeler) C vitamini(çilek ,narenciye ,domates) kalsiyum ( süt ve süt ürünleri yeşil yapraklı sebzeler)ve D vitamini(et ,balık ,süt ,yumurta) diyetimizde yeterince olmalıdır.Hamilelik boyunca gereksiz ilaç kullanımından kaçınılmalıdır.Böyle olunca da ilaç kullanımına gerek kalmayacak önlemleri almak, bu dönem hakkında bilgili ve donanımlı olmak en mantıklı olanıdır.Hasta olup tedavi olmak yerine hastalık dan korunmaya çalışmalıyız .Bebeğimize rehber olacağımız düşünülürse bu konular da gerekli bilgilerin edinilmesinin önemi daha da anlaşılır.

Diş çürükleri ve diş eti hastalıkları erken doğum riskini arttırır mı?

Şimdiye kadar hormonların, çürük yapıcı gıdalardan zengin diyetin ve yetersiz ağız hijyeninin hamilelik döneminde; diş eti hastalıkları ve çürüğe neden olabileceğine değindik.

Bu durum bizim hamilelik dönemi boyunca;

·    diş ağrısı çekmemize,

·   diş eti kanaması ve ağız kokusu gibi problemler yaşamamıza,

·   diş problemleri nedeni ile  beslenmenin önemli olduğu bu dönem de, sağlıklı ve dengeli beslenmemize engel olur.


Literatür de ayrıca Agresif periodontal hastalığı (hızlı ilerleyen diş eti iltihabı) olanlar da erken doğum (37 haftadan az ) ve düşük doğum ağırlığı (2,5 kg’dan az) görülme riskinin 7 kat fazla olduğu belirtilmektedir.

Burada erken doğumun, sebep olabileceği durumları da hatırlatmak da yarar var.

Erken doğan bebekler, düşük doğum ağırlığı ve buna bağlı;  nörolojik gelişim bozukluğu, astım, solunum enfeksiyonları, kulak enfeksiyonları, öğrenme zorluğu gibi bir çok istenmeyen problemlere yatkın olabilirler.

Tüm anne adaylarının, sorunsuz bir hamilelik  sonrası, sağlıkla bebeğini kucaklamasını diliyorum.

Hamileikte  diş  tedavileri  diş  anestezisi,  hamileyken kullanılan   antibiotikler  bebeğin  diş  sağlığını  nasıl  etkiler gibi soruların cevabını da  “Hamilelikte Diş Sağlığı 2”adlı  yazımızda  yer  vereceğiz
Kaynak7gunsaglik.com

Sağlıklı ve Hoş Bir Gülüşünüz Olsun

Gözleri kamaştıran bembeyaz dişlere kim sahip olmak istemez ki?

Sağlıklı bir ağızda sağlıklı dişler ve güzel bir gülüşü herkes hak ediyor. Diş ve diş eti durumunuzu gözden geçirin ve harekete geçin. 30’lu yaşlarda hormonlar devreye girer diş sağlığı ciddi boyuta geçer.

Gebelik döneminde düzenli olarak diş hekimine gidin, kontrol ve bakım gerekir. Hamilelik dişleri yıpratır. Östrojen ve progesteron hassas dönemlerde enfeksiyonlara karşı savunmasızdır. Kanayan, kabaran, hassas diş etleri oluşur.

Diş sorunları gebelikte tedavi edilmezse bebeğe bile yansıyabilir. Diş ipi kullanımı sürekli vurgulanıyor. Düzenli dişleri fırçalama ve diş ipi kullanımı çok mühim. Yumuşak dairesel hareketler yapmak gerek. diş etleri en ufak dokunuşta kanıyorsa sorun var demektir.

Sigara, diş sorunları ve diş sararmasına da yol açar. Diyet kola, diyet soda, hatta sade soda bile diş beyazlığını etkileyebilir, dişleri sarartabilir. Asitli gazlı içecekler diş minesini yumuşatır.

Florür maddesini güçlendirmek gerekir. Diş taşı, mine sorunları, çürükler kontrol edilir ve temizlenirse sorun ilerlemeden giderilir. Diş çektirme, dolgu, köprü, kron gibi işlemler de gerekirse yaptırılmalıdır.

50’li yaşlarda kemik kaybıyla birlikte dişler zarar görür. Diş kontrollerinin yanında D vitamini almak gerekir. Bol su için, şekersiz sakız çiğneyin. Ayrıca tedavi edilmeyen dişler kalp ve diğer hastalıklara neden olabilir.
Haber Kaynagı.7gunsaglik.com

Diş Çıkarma Ürünleri ve Çözümleri

Diş çıkaran bebeğinize yardımcı olabilirsiniz. Güvenli bir şekilde çiğneme ve emmesini sağlayabilirsiniz.

Bu süreçteki rahatsızlığını hafifletmek mümkün. Halka, diş kaşıyıcıları, oyuncaklar gibi şeyleri inceleyelim. Dişlikler toksik olmayan maddelerden yapılan diş çıkarma sürecinde kaşıntı ve rahatsızlığı gideren bir kurtarıcıdır. Farklı boyut ve şekillerde diş kaşıma halkaları da diğer bir seçeneğiniz. Kauçuktan imal edilen bu ürünlerin güvenilir olduğundan emin olup alın.

Sürekli bulaşık makinesinde yüksek sıcaklıkta yıkayın. Bebeğinizin boynuna bir bez ya da askı gibi bir iple diş kaşıyıcıları asmayın. Bu çok risklidir boğulabilir. Sizin gözetiminizde dişlerini kaşısın. Diş çıkarma döneminde bebekler beslenme karşıtıdır. Hassas olan diş etleri sürekli kanar.

Rahatsızlığı rahatlatan bir öneri buzla hassas yerleri ovmaktır. Soğuk sıvı gıdalar verin ve hemen sonra besleyin. Tuzlu ve baharatlı ürünler vermeyin. Elma ya da şeftali püresi ve yoğurdu soğuk olarak yavaşça yedirin. Doktorunuzun tavsiyesi olan bir ağrı giderici ile diş çıkarma dönemi sorunsuz atlatılabilir.Haber Kaynagı.7gunsaglik.com,

Diş Boşlukları İle Boyun Kanseri İlişkisi

Dişlerinde çürükler olup bu nedenle dişini kaybeden diş boşlukları olan kişilerde baş ve boyun kanseri riski azalıyor.

Diş boşlukları kavite de denilen bu boşluklar laktik asit bakterileri üretiyor ve bu bakteriler kansere karşı koruyor. Diş çürükleri periodontal hastalık ile birlikte kötü ağız sağlığının bir işareti olarak kabul edilmiştir. Bu hastalarda baş ve boyun kanseri riski gözlemlenince ilginç bulgulara rastlanmıştır.

New York’ta bir üniversitede yapılan çalışmalara göre diş boşlukları kansere karşı koruyucu. Sağlıklı bir diyetin yanında diş ipi ve diş fırçalama alışkanlığı da gerekli. Ağız hijyeninin antimikrobik maddelerle korunması önemli. Araştırmaya katılanlara göre, yaş, cinsiyet, medeni durum, sigara ve alkol kullanımı gibi faktörler de bu riski %32 oranında etkiliyor.

Yoğurt üretiminde kullanılan birkaç bakteri türü, diş boşlukları tarafından üretilmekte ve bu asitler sayesinde baş-boyun kanser riski azalmaktadır. Bu bakteriler sindirimde de önemli role sahiptir. Bağışıklık, kronik iltihaplı hastalıklar, alerji, obezite ve kansere karşı riski azaltmaktadır.

Diş çürükleri, diş hasarı ve diş kaybıyla ilgili araştırmalara sürmektedir. Bu boşlukların ağız kanseri üzerindeki etkileri bilim adamları tarafından incelenmekte ve umut ışığı olmaktadır.Kaynak7gunsaglik.com

Dişleri Beyazlatmaya Yarayan 11 Besin

1. Kereviz. Yemek yerken çiğneme sırasında diş boşlukları arasında oluşan bakterileri tükürük üreterek önler.

Aşındırıcı gıdaların etkisini azaltır ve diş etleri üzerine doğal masaj etkisi bırakır. Çiğ veya haşlanmış kereviz tüketilebilir.

2. Çilek. Diş beyazlatıcı enzimleri içerir. Böğürtlen ve çileği parmaklarınızla dişlere ve diş etlerine sürün. Durulayın ve diş ipiyle temizliği tamamlayın.

3. Susam. Diş minesinde temizlik yapar, kemik ve dişleri koruyan kalsiyumu içerir. Buharda pişirip salatalarda kullanabilirsiniz.

4. Peynir. Kalsiyum ve fosfat içeriğiyle ağızdaki pH dengesini sağlar. Bakterileri önler, diş minesini korur, çürükleri önler, diş eti sorunlarını önler.

5. Yeşil çay. Ağızdaki bakterileri öldürür, şekerli besinleri yiyince oluşan bakteri ve plakları temizler. Kötü nefesi engeller, günde birkaç bardak içilebilir.

6. Kivi. C vitamini içerir, diş etleri için kolajen sağlar. Bakterilerden arındırır.

7. Soğan. Güçlü antibakteriyel kükürt bileşimini içerir. Bakterileri öldürür, nefesi temizler.

8. Maydanoz. Yemeklerden sonra nane veya maydanoz çiğnemek nefesin kokusunu giderir. Yemeklerde garnitür ve salatalarda kullanılabilir.

9. Mantar. Şeker ve plak ile bakteri oluşumunu önler. Haşlanmış mantarı çorbalarda tüketin.

10. Wasabi. Japon turpu çeşidi. Yine ağız boşluğundaki yabancı maddeleri temizler.

11. Su. Diş etlerini korur tükürük salgılatır. Ağzımızı suyla durulamak ağız kokusunu giderir. Diş etlerinin nemini korur..Haber Kaynagı.7gunsaglik.com,
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...