Radyoaktif parçacıklar kan yoluyla tümörleri hedef alarak uygulanır ve kanser tedavisi yöntemidir.
Parçacıklar tümörü ve kanser hücrelerini öldürür. Bu şekilde bir radyasyon yayar. En sık olarak karaciğer kanserinde bu yöntem kullanılır. Diğer tedavilere yanıt veremeyen hastalar için kullanılır. Anjiyografi denilen bir işlem sırasında gerçekleştirilir. Kasıktan girilerek arterlere kateter ile girilir.
X-ışını radyo frekans eşliğinde karaciğerdeki tümörü besleyen kan damarlarına ulaşılır. Bu noktaya sıvıyla radyasyon enjekte edilir. Tümör ufaltılır ve parçalanır. Öncesinde güvenliği ve uyumu sağlamak için emin olmak için testler yapılır. Kolon ve meme kanserinden karaciğere yayılan tümörler için ve karsinom gibi karaciğerde oluşan tümörler için uygulanır.
Radyo Embolizasyon genellikle cerrahi ve kemoterapi ile desteklenir. Akciğer ve karaciğer arasında anormal kan akışı olan kişiler için uygun bir yöntem değildir. Yorgunluk, bulantı, karın ağrısı, ateş ve iştahsızlık gibi yan etkileri görülür. Bu belirtiler orta ve hafif düzeydedir. Olası riskleri, mide, bağırsak, karaciğer, safra kesesi, akciğer ve beyaz kan hücrelerindeki anormalliklerdir.Kaynak7gunsaglik.com
Kanser Tedavisi Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kanser Tedavisi Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bazı Diyabet İlaçları Kadınlarda Kanser Riskini Önlüyor
Tip 2 diyabeti önleyen ve tedavi eden ilaçlar kadınlarda kansere karşı koruyucu mu?
İnsülin salgılatan diyabet ilaçları kanseri yenmeye yardımcı oluyor. Kas, yağ ve karaciğerin insülin duyarlılığı incelenmiş ve organ sağlığını bu ilaçların olumlu etkilediği hatta kanserden koruduğu görülmüştür. İnsülin salgılatarak pankreas beta hücrelerini uyararak kan şekerini düşürmeyi hedefler.
%21 oranında kadını diyabet ilaçları kanserden korumuştur. İlaç etkileşimine göre bu oran %32 ye de çıkabilmekte. Erkeklerde anlamlı ve etkili bir fark gözlemlenememiştir. Bu etki daha çok kadınlarda görülmektedir. Diyabet, obezite ve metabolizma araştırmalarında bu konu irdelenmiştir. Bu çalışmaya göre insülin direncinin artırılması öenmlidir.
Kaynak7gunsaglik.com
İnsülin salgılatan diyabet ilaçları kanseri yenmeye yardımcı oluyor. Kas, yağ ve karaciğerin insülin duyarlılığı incelenmiş ve organ sağlığını bu ilaçların olumlu etkilediği hatta kanserden koruduğu görülmüştür. İnsülin salgılatarak pankreas beta hücrelerini uyararak kan şekerini düşürmeyi hedefler.
%21 oranında kadını diyabet ilaçları kanserden korumuştur. İlaç etkileşimine göre bu oran %32 ye de çıkabilmekte. Erkeklerde anlamlı ve etkili bir fark gözlemlenememiştir. Bu etki daha çok kadınlarda görülmektedir. Diyabet, obezite ve metabolizma araştırmalarında bu konu irdelenmiştir. Bu çalışmaya göre insülin direncinin artırılması öenmlidir.
Kaynak7gunsaglik.com
Gen Tedavisi Lösemiye Umut İşığı Olacak
Ön araştırmalara göre gen tedavisi lösemiye ve diğer kan kanseri türlerine kurtarıcı umut ışığı olacak.
New Orleans deneysel tedavi merkezinde bu çalışmalar yürütülmüştür. Kanser hücrelerini hedefleyen bu tümör yıkıcı işlemde kan hücreleri görev alacak. Hastaya ait bir kan hücresi alınarak uzmanlar tarafından bir atak hücresine dönüştürülecek. Bir bakıma gensel bir oynama yapılacağından sürecin adı gen terapisidir.
Kan ve kemik iliği kanser türlerine kesin hedef koyan gen terapisinde kötü hücre örnekleri kendilerine saldıracak şekilde dönüştürülüyor. İlk çalışmalarda 19 kişi kanserden kurtarıldı. Hatta bir kısmı ölüm riski taşıyan ve durumları ağır olan kanser hastaları bile kurtarılabildi. Çalışmalarda bağışıklık sisteminin bir parçası olan T yani beyaz kan hücreleri alınmıştır. Hastanın kanı filtre edilmiştir. Bu infüzyon işlemleri 3 gün boyunca sürmüştür ve kanserli hücreler yok edilmiştir.
Kaynak7gunsaglik.com
New Orleans deneysel tedavi merkezinde bu çalışmalar yürütülmüştür. Kanser hücrelerini hedefleyen bu tümör yıkıcı işlemde kan hücreleri görev alacak. Hastaya ait bir kan hücresi alınarak uzmanlar tarafından bir atak hücresine dönüştürülecek. Bir bakıma gensel bir oynama yapılacağından sürecin adı gen terapisidir.
Kan ve kemik iliği kanser türlerine kesin hedef koyan gen terapisinde kötü hücre örnekleri kendilerine saldıracak şekilde dönüştürülüyor. İlk çalışmalarda 19 kişi kanserden kurtarıldı. Hatta bir kısmı ölüm riski taşıyan ve durumları ağır olan kanser hastaları bile kurtarılabildi. Çalışmalarda bağışıklık sisteminin bir parçası olan T yani beyaz kan hücreleri alınmıştır. Hastanın kanı filtre edilmiştir. Bu infüzyon işlemleri 3 gün boyunca sürmüştür ve kanserli hücreler yok edilmiştir.
Kaynak7gunsaglik.com
Domates Tüketimi Meme Kanseri Riskini Azaltır Mı?
Yeni bir araştırmaya göre menopoz dönemindeki kadınlarda meme kanseri riskini domates tüketimi azaltıyor.
Vücut kitle indeksi yani kilo oranı ve bel çevresi ölçüsü bir kadında ne kadar artarsa menopoz döneminde ise de meme kanseri riski iyice artar.
Yağ ve şeker metabolizmasını düzenleyen domates ise bu sorunlardan bizi koruyor. Öncelikle vücut sağlığını kilo dengesini koruduğu için kanser hücrelerine geçit vermiyor.
Yani hormonların üzerinde olumlu etkileri var. Likopen maddesini içeren domates sos, çorba, salça, meyve suyu olarak ya da çiğ salatada tüketilebilir. Hücreleri koruyan antioksidan özelliğine sahip likopen maddesi kırmızı rengini ve ana içeriğini oluşturuyor.
Domatesli ürünleri bolca tüketmek önemli. Temel besin, vitamin, mineral ve likopen içerir ve doğal fitokimyasallar açısından zengindir. Meme kanseri riskini azaltmak için domates tüketilmelidir.
%45’e kadar meme kanseri riskini azaltan domates ve soyalı gıdaları birlikte tüketmek ise kadınları kanserden kalkan gibi koruyor. Obeziteti azaltıp sağlıklı kiloda kalmayı da sağlıyor.
Kaynak7gunsaglik.com
Vücut kitle indeksi yani kilo oranı ve bel çevresi ölçüsü bir kadında ne kadar artarsa menopoz döneminde ise de meme kanseri riski iyice artar.
Yağ ve şeker metabolizmasını düzenleyen domates ise bu sorunlardan bizi koruyor. Öncelikle vücut sağlığını kilo dengesini koruduğu için kanser hücrelerine geçit vermiyor.
Yani hormonların üzerinde olumlu etkileri var. Likopen maddesini içeren domates sos, çorba, salça, meyve suyu olarak ya da çiğ salatada tüketilebilir. Hücreleri koruyan antioksidan özelliğine sahip likopen maddesi kırmızı rengini ve ana içeriğini oluşturuyor.
Domatesli ürünleri bolca tüketmek önemli. Temel besin, vitamin, mineral ve likopen içerir ve doğal fitokimyasallar açısından zengindir. Meme kanseri riskini azaltmak için domates tüketilmelidir.
%45’e kadar meme kanseri riskini azaltan domates ve soyalı gıdaları birlikte tüketmek ise kadınları kanserden kalkan gibi koruyor. Obeziteti azaltıp sağlıklı kiloda kalmayı da sağlıyor.
Kaynak7gunsaglik.com
Meme Kanserinde Tümörü Durduran Etken: Melatonin
Araştırmalara göre meme kanserine sebep olan tümörün büyümesini engelleyen bir etken keşfedildi.
Melatonin hormonunu zaten biliyorduk fakat bu özelliğini bilmiyorduk. Meme kanseri kadınların korkulu rüyası haline geldi. Tümörün ne zaman ortaya çıktığı hiçbir aşamada belli olmayabiliyor. Fakat gelişimini durduran melatonin hormonu ile ilgili çalışmalar umut veriyor. Bu araştırma Detroit Henry Ford Hastanesi’nde yapılmıştır ve PLoS ONE Ocak 2014 sayısında yayınlanmıştır. Melatonin hormonu insan vücudunda doğal haliyle bulunmaktadır.
Ayrıca harici olarak reçetesiz satın alınabilir. İnsanlar genelde jet lag durumu için melatonin alır. Östrojen reseptörü melatonin negatif yani kötü huylu tümörlere maruz kalındığında devreye girer ve büyümesini yayılmasını önler. Melatonin hormonunun antioksidan özellikleri vardır. Sadece meme kanseri değil diğer kanser türlerinde de aynı önleyici etkilere sahiptir. Kanser hücrelerinin ulaşmak istediği kan damarlarının beslenmesi ve gelişmesini önler.
Kaynak7gunsaglik.com
Melatonin hormonunu zaten biliyorduk fakat bu özelliğini bilmiyorduk. Meme kanseri kadınların korkulu rüyası haline geldi. Tümörün ne zaman ortaya çıktığı hiçbir aşamada belli olmayabiliyor. Fakat gelişimini durduran melatonin hormonu ile ilgili çalışmalar umut veriyor. Bu araştırma Detroit Henry Ford Hastanesi’nde yapılmıştır ve PLoS ONE Ocak 2014 sayısında yayınlanmıştır. Melatonin hormonu insan vücudunda doğal haliyle bulunmaktadır.
Ayrıca harici olarak reçetesiz satın alınabilir. İnsanlar genelde jet lag durumu için melatonin alır. Östrojen reseptörü melatonin negatif yani kötü huylu tümörlere maruz kalındığında devreye girer ve büyümesini yayılmasını önler. Melatonin hormonunun antioksidan özellikleri vardır. Sadece meme kanseri değil diğer kanser türlerinde de aynı önleyici etkilere sahiptir. Kanser hücrelerinin ulaşmak istediği kan damarlarının beslenmesi ve gelişmesini önler.
Kaynak7gunsaglik.com
Prostat Kanseri Hangi Durumlarda Önlenemiyor?
Erkekler arasında en yaygın görülen kanseri türü prostat kanseridir.
Bu hastalık yavaş ve sinsice büyür ve herhangi bir hastalığa neden olmuyor gibi görünür. Tedavileri ise bazen ciddi yan etkilere neden olur. Yeni bir çalışmaya göre erken evre prostat kanserinde cerrahi müdahale veya radyasyon tedavisi diğer sağlık sorunları da olan yaşlı erkeklerde işe yarayamayabiliyor. Yani normalde başka hastalıkları da olan ileri yaştaki erkeklerde prostat kanseri tedavisi işlemiyor.
1/6 oranında ölümle sonuçlanan prostat kanseri özellikle ileri yaşlarda can alıyor ve önlenemiyor. Düzenli ve yakından izleme ve tarama yaptırılmalı, ameliyata gidilmeli radyasyon tedavisi alınmalı, hormon terapisi görülmeli, kriyoterapi ve kemoterapi yapılmalı, biyolojik tedavi ile bağışıklık güçlendirilmeli ve odaklanmış ultrason tedavilerine gidilmeli. Diyabetli hastalarda prostat riski 1 puanken başka hastalıklar da varsa bu 3 puana çıkıyor yani risk artıyor. Kalp ve akciğer hastalıkları ile diyabet erkeklerde ileri yaşlarda ölüme götüren risklerden. Prostat kanseri tedavisini de bunlar geriletiyor.
Kaynak7gunsaglik.com
Bu hastalık yavaş ve sinsice büyür ve herhangi bir hastalığa neden olmuyor gibi görünür. Tedavileri ise bazen ciddi yan etkilere neden olur. Yeni bir çalışmaya göre erken evre prostat kanserinde cerrahi müdahale veya radyasyon tedavisi diğer sağlık sorunları da olan yaşlı erkeklerde işe yarayamayabiliyor. Yani normalde başka hastalıkları da olan ileri yaştaki erkeklerde prostat kanseri tedavisi işlemiyor.1/6 oranında ölümle sonuçlanan prostat kanseri özellikle ileri yaşlarda can alıyor ve önlenemiyor. Düzenli ve yakından izleme ve tarama yaptırılmalı, ameliyata gidilmeli radyasyon tedavisi alınmalı, hormon terapisi görülmeli, kriyoterapi ve kemoterapi yapılmalı, biyolojik tedavi ile bağışıklık güçlendirilmeli ve odaklanmış ultrason tedavilerine gidilmeli. Diyabetli hastalarda prostat riski 1 puanken başka hastalıklar da varsa bu 3 puana çıkıyor yani risk artıyor. Kalp ve akciğer hastalıkları ile diyabet erkeklerde ileri yaşlarda ölüme götüren risklerden. Prostat kanseri tedavisini de bunlar geriletiyor.
Kaynak7gunsaglik.com
Gırtlak Kanserine Yol Açan Davranış
Uzmanlara göre aşırı derecede sıcak içecekleri içmek gırtlak kanserine davetiye çıkarıyor.
İstanbul Samatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Klinik Şefi Opr. Dr. Mehmet Emin Güneş, gırtlak kanserinin son yıllarda arttığını belirterek “Erzurum, Van, Kars ve Ağrı’da yemek borusu kanserine çok rastlanıyor. Nedeni ise çok fazla tüketilen sıcak çay” dedi.
Dr.Güneş sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle Erzurumlular ‘kıtlama’ denilen yöntemle ağızda şekeri tutarak çayı aşırı sıcak tüketir. Bu da ağız tabanında ve yemek borusunda bir kronik hasara, kanser gelişmesine sebep olur. Çaya şeker konulup karıştırıldığında, sıcaklığı bir miktar düşer. Bu sıcaklık farkı kanser oluşumunda en önemli etken.
Kanser hücrelerinin en sevdiği beslenme maddesi şeker. Doğu ve Güneydoğu’da kış uzun sürüyor. Bu nedenle sıcak ve demli çayı çok fazla tüketiyorlar.
Yutma güçlüğü, yutarken takılma hissi, en önemli belirtidir. Hemen uzman hekime başvurmak gerekir. Bu tür hastalara derhal gastroskopi yapılmalı. Kansere ait bir lezyon varsa, derhal temizlenmeli ve tedaviye başlanmalı.
Operasyonda yemek borusunun tamamı ya da midenin yarısı alınıyor. Bu riskli bir ameliyattır. Türkiye’de de kısıtlı merkezlerde yapılır. Bu operasyon İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nden Doç. Dr. Hasan Bektaş ve ekibi tarafından başarıyla gerçekleştiriliyor.”
Kaynak7gunsaglik.com
İstanbul Samatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Klinik Şefi Opr. Dr. Mehmet Emin Güneş, gırtlak kanserinin son yıllarda arttığını belirterek “Erzurum, Van, Kars ve Ağrı’da yemek borusu kanserine çok rastlanıyor. Nedeni ise çok fazla tüketilen sıcak çay” dedi.
Dr.Güneş sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle Erzurumlular ‘kıtlama’ denilen yöntemle ağızda şekeri tutarak çayı aşırı sıcak tüketir. Bu da ağız tabanında ve yemek borusunda bir kronik hasara, kanser gelişmesine sebep olur. Çaya şeker konulup karıştırıldığında, sıcaklığı bir miktar düşer. Bu sıcaklık farkı kanser oluşumunda en önemli etken.
Kanser hücrelerinin en sevdiği beslenme maddesi şeker. Doğu ve Güneydoğu’da kış uzun sürüyor. Bu nedenle sıcak ve demli çayı çok fazla tüketiyorlar.
Yutma güçlüğü, yutarken takılma hissi, en önemli belirtidir. Hemen uzman hekime başvurmak gerekir. Bu tür hastalara derhal gastroskopi yapılmalı. Kansere ait bir lezyon varsa, derhal temizlenmeli ve tedaviye başlanmalı.
Operasyonda yemek borusunun tamamı ya da midenin yarısı alınıyor. Bu riskli bir ameliyattır. Türkiye’de de kısıtlı merkezlerde yapılır. Bu operasyon İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nden Doç. Dr. Hasan Bektaş ve ekibi tarafından başarıyla gerçekleştiriliyor.”
Kaynak7gunsaglik.com
Hangi Belirtiler Bu Kanser Türünü İşaret Ediyor?
Yemek borusu yutak gırtlak kanseri son yıllarda artış gösterdi. Peki önemli belirtileri arasında neler var?
Yemek borusu, yani özefagus kanseri; son yıllarda bazı ülkelerde artış gösterirken bazı ülkelerde azalmaya başladı. Uzakdoğu, Çin, Japonya ve Güney Afrika’da görülme sıklığı 100 binde 60 olan hastalık; Amerika ve İngiltere gibi Batı ülkelerinde ise 100 binde 20 görülüyor. Bu bölgesel farklılıklarda çevresel faktörlerin etkisi büyüktür. Bu kanserin belirtileri şunlardır:
Besinlerin uygun olmayan koşullarda saklanması, uzun sürede tüketilmesi ve eklenen katkı maddeleri; yemek borusu kanseri için risk oluşturur.
Ağız hijyenine dikkat etmemek, aşırı tütün kullanımı, sert içkiler, içme suyundaki nitrat ve arsenik oranları; hastalığa zemin hazırlayan faktörlerdir.
Özefagus kanserinin oluşumunda; yakıcı maddelere bağlı yemek borusu yanıklarının da rol oynadığı görülmektedir. Adeno kanser tipi ise mide reflüsü olan hastalarda yüzde 10 daha fazla meydana gelir.
MİDE AĞRISI YAPABİLİR
Hastalığın belirtileri arasında kilo kaybı ve yutma güçlüğü yer alır. Hastalar, doktora başvurduklarında hafif bir yutma zorluğundan bahsetmektedir. Ağrılı yutma ise hastaların yarısından fazlasında görülür.
Sindirilmemiş gıdaların geri gelmesi, göğüs ve mide ağrısı gibi belirtiler; hastalık şüphesini artırır. İlerlemiş olgularda, kanlı dışkı ve kanlı kusma vardır.
Hastalığın teşhisi için öncelikle, yemek borusunun ışıklı bir boruyla kontrol edilmesini sağlayan makroskopi uygulanmalıdır. Bu uygulama; tümör yayılımı, tümörün yeri, uzunluğu ve midenin yapısı hakkında bize bilgi verir.
Hastalığın erken evrede en önemli tedavi seçeneği cerrahidir. Hastanın ameliyat öncesi beslenme durumu, elektrolitleri, sıvı açığı ve anemisinin değerlendirilmesi ve eksiklerin tamamlanması gerekir. Ameliyat öncesi, damardan veya ağızdan 10 günlük ciddi bir beslenme programı uygulanır.
HASTANIN ÖMRÜ UZAR
Ameliyat yapılamayan hastalarda ise kemoterapi ve radyoterapi tedavisi ile kanserin tekrarlaması engellenir. Bu tedaviler, hastanın ömrünü uzatır. Ameliyat öncesinde de bazı hastalara kemoterapi verilebilir.
Hastanın yemek borusuna stent yerleştirilerek, beslenmesi yüzde 50 oranında artırılabilir.
Tedavi gören hastaların beslenmesinde sıvıların önemi büyüktür. Hastalara, betakaroten ihtiyacını karşılamak için havuç, domates, avokado ya da nar suyu içirilmelidir. Resrevetrol takviyesi için günde bir bardak siyah üzüm suyu verilebilir.
KEMOTERAPİ SÜRECİNDE GREYFURTTAN UZAK DURUN
Bıldırcın yumurtası, balık çorbası, ev yoğurdu, çökelek ve keçi peyniri; yemek borusu kanseri hastaları için en önemli gıdalardır. Kırmızı et ihtiyaçları ise çorbalarına kıyma katarak giderilmelidir.
MEYAN KÖKÜ VERİLEBİLİR
Mandalina, portakal, limon ve turunç dörtlüsü; kabuklarıyla birlikte ezilerek her gün bir kap yedirilmelidir. Kemoterapi sürecinde greyfurttan uzak durulmalıdır.
Hastada şeker ve kalp hastalıkları yoksa, günde bir tatlı kaşığı meyan kökü verilebilir.
Biberiye, karahindiba, kuzu kulağı, tere, karaturp, maydanoz ve tarhun gibi otlar; püre haline getirilip hastaya verilebilir. Yeşil çay da iyileşme sürecinde etkili olur.
Brokoli, beyaz lahana ve karnabahar; çorba olarak ya da buharda pişirilerek hastaya lapa halinde yedirilebilir.
Hayvanlar üzerinde yapılan bazı araştırmalar ise E vitamini ve selenyumun da yemek borusu kanseri hastalarına faydalı olduğunu ortaya çıkarmıştır.
BİTKİ ÇAYLARI FAYDALI
Hastanın sindirimini rahatlatmak için günde bir bardak domates suyu ya da rezene, ananas, tarçın ve limon kabuğu içeren bitki çayları verilebilir. Zeytinyağı da hastanın güç kazanması için çok önemlidir.
Kaynak7gunsaglik.com
Yemek borusu, yani özefagus kanseri; son yıllarda bazı ülkelerde artış gösterirken bazı ülkelerde azalmaya başladı. Uzakdoğu, Çin, Japonya ve Güney Afrika’da görülme sıklığı 100 binde 60 olan hastalık; Amerika ve İngiltere gibi Batı ülkelerinde ise 100 binde 20 görülüyor. Bu bölgesel farklılıklarda çevresel faktörlerin etkisi büyüktür. Bu kanserin belirtileri şunlardır:
Besinlerin uygun olmayan koşullarda saklanması, uzun sürede tüketilmesi ve eklenen katkı maddeleri; yemek borusu kanseri için risk oluşturur.
Ağız hijyenine dikkat etmemek, aşırı tütün kullanımı, sert içkiler, içme suyundaki nitrat ve arsenik oranları; hastalığa zemin hazırlayan faktörlerdir.
Özefagus kanserinin oluşumunda; yakıcı maddelere bağlı yemek borusu yanıklarının da rol oynadığı görülmektedir. Adeno kanser tipi ise mide reflüsü olan hastalarda yüzde 10 daha fazla meydana gelir.
MİDE AĞRISI YAPABİLİR
Hastalığın belirtileri arasında kilo kaybı ve yutma güçlüğü yer alır. Hastalar, doktora başvurduklarında hafif bir yutma zorluğundan bahsetmektedir. Ağrılı yutma ise hastaların yarısından fazlasında görülür.
Sindirilmemiş gıdaların geri gelmesi, göğüs ve mide ağrısı gibi belirtiler; hastalık şüphesini artırır. İlerlemiş olgularda, kanlı dışkı ve kanlı kusma vardır.
Hastalığın teşhisi için öncelikle, yemek borusunun ışıklı bir boruyla kontrol edilmesini sağlayan makroskopi uygulanmalıdır. Bu uygulama; tümör yayılımı, tümörün yeri, uzunluğu ve midenin yapısı hakkında bize bilgi verir.
Hastalığın erken evrede en önemli tedavi seçeneği cerrahidir. Hastanın ameliyat öncesi beslenme durumu, elektrolitleri, sıvı açığı ve anemisinin değerlendirilmesi ve eksiklerin tamamlanması gerekir. Ameliyat öncesi, damardan veya ağızdan 10 günlük ciddi bir beslenme programı uygulanır.
HASTANIN ÖMRÜ UZAR
Ameliyat yapılamayan hastalarda ise kemoterapi ve radyoterapi tedavisi ile kanserin tekrarlaması engellenir. Bu tedaviler, hastanın ömrünü uzatır. Ameliyat öncesinde de bazı hastalara kemoterapi verilebilir.
Hastanın yemek borusuna stent yerleştirilerek, beslenmesi yüzde 50 oranında artırılabilir.
Tedavi gören hastaların beslenmesinde sıvıların önemi büyüktür. Hastalara, betakaroten ihtiyacını karşılamak için havuç, domates, avokado ya da nar suyu içirilmelidir. Resrevetrol takviyesi için günde bir bardak siyah üzüm suyu verilebilir.
KEMOTERAPİ SÜRECİNDE GREYFURTTAN UZAK DURUN
Bıldırcın yumurtası, balık çorbası, ev yoğurdu, çökelek ve keçi peyniri; yemek borusu kanseri hastaları için en önemli gıdalardır. Kırmızı et ihtiyaçları ise çorbalarına kıyma katarak giderilmelidir.
MEYAN KÖKÜ VERİLEBİLİR
Mandalina, portakal, limon ve turunç dörtlüsü; kabuklarıyla birlikte ezilerek her gün bir kap yedirilmelidir. Kemoterapi sürecinde greyfurttan uzak durulmalıdır.
Hastada şeker ve kalp hastalıkları yoksa, günde bir tatlı kaşığı meyan kökü verilebilir.
Biberiye, karahindiba, kuzu kulağı, tere, karaturp, maydanoz ve tarhun gibi otlar; püre haline getirilip hastaya verilebilir. Yeşil çay da iyileşme sürecinde etkili olur.
Brokoli, beyaz lahana ve karnabahar; çorba olarak ya da buharda pişirilerek hastaya lapa halinde yedirilebilir.
Hayvanlar üzerinde yapılan bazı araştırmalar ise E vitamini ve selenyumun da yemek borusu kanseri hastalarına faydalı olduğunu ortaya çıkarmıştır.
BİTKİ ÇAYLARI FAYDALI
Hastanın sindirimini rahatlatmak için günde bir bardak domates suyu ya da rezene, ananas, tarçın ve limon kabuğu içeren bitki çayları verilebilir. Zeytinyağı da hastanın güç kazanması için çok önemlidir.
Kaynak7gunsaglik.com
Serviks Kanserini Çoğu Zaman Hafife Alıyoruz
ABD’de yapılan bir araştırmaya göre rahim ağzı kanseri olan serviks kanseri yeterince ciddiye alınmıyor.
Yaşlı kadınlarda da görülebilen bu kanser türünün genelde bir yaştan sonra ortaya çıkmayacağı düşünülüyor. 30 ila 65 yaş arası kadınlar yoğun olarak bu sorunu yaşasa da ileri yaşlarda da görülme riski var. Ayrıca 20 yaşlarından itibaren her kadının tarama yaptırması ve konuya önem vermesi gerekiyor çünkü serviks kanserinin yaşı yok.
Her 3 yılda bir rahim ağzı kanseri taraması yaptırılmalı. Genç kadınlarda bu süre 5 yıldır. Ameliyatla rahmin alınması, tümürön temizlenmesi, ilaç ve kemoterapi tedavileri gerekebilir. 65 yaş üzerinde de bu riskler var ve unutmayın ki düzenli kontrollere gidilmeli. Eski yıllara oranla serviks kanserinin görülme yaşı daha büyük bir çevreyi kapsıyor. Genç veya yaşlı diye ayırt etmeden geliyor. Her yaşta bu riski bilmeli ve hastalığı umursamalıyız.
Kaynak7gunsaglik.com
Yaşlı kadınlarda da görülebilen bu kanser türünün genelde bir yaştan sonra ortaya çıkmayacağı düşünülüyor. 30 ila 65 yaş arası kadınlar yoğun olarak bu sorunu yaşasa da ileri yaşlarda da görülme riski var. Ayrıca 20 yaşlarından itibaren her kadının tarama yaptırması ve konuya önem vermesi gerekiyor çünkü serviks kanserinin yaşı yok.
Her 3 yılda bir rahim ağzı kanseri taraması yaptırılmalı. Genç kadınlarda bu süre 5 yıldır. Ameliyatla rahmin alınması, tümürön temizlenmesi, ilaç ve kemoterapi tedavileri gerekebilir. 65 yaş üzerinde de bu riskler var ve unutmayın ki düzenli kontrollere gidilmeli. Eski yıllara oranla serviks kanserinin görülme yaşı daha büyük bir çevreyi kapsıyor. Genç veya yaşlı diye ayırt etmeden geliyor. Her yaşta bu riski bilmeli ve hastalığı umursamalıyız.
Kaynak7gunsaglik.com
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







