Rehabilitasyon merkezleri insan sağlığı için oldukça etkili olan merkezler. Peki son zamanlarda neden sürekli bu merkezler kapatılıyor?
Sayıları hızla artan rehabilitasyon merkezlerine kilit vuruluyor. Hürriyet Dünyası'ndan Nuray Babacan'ın haberine göre rehabilitasyon merkezlerine devletin ödediği yardımlar suistimale neden oldu.
Her engelli birey için devlet iki asgari ücret tutarında yardım yaparken, merkezler bu yardımları toplamak için engelli vatandaşları evlerden topluyor ve örneğin öğrenci kurumu bıraksa dahi evrakları gönderilmeyerek devletten yardım alınmaya devam ediliyor. Hatta bazı kurumların ölen engellilerin bile yardımlarını almaya devam ettiği ortaya çıktı.
Çok sayıda şikayet gelmesi üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, yeni rehabilitasyon merkezlerinin açılmasıyla ilgili talepleri dondurdu, denetimler sıklaştırıldı. Son 6 ayda 10 rehabilitasyon merkezi kapatılırken, 150 merkezi de mercek altına aldı.
İstanbul'da hizmet veren Özel Gökkuşağı Eğitim kurumlarından Rakibe Safa Vardan kurumlarla ilgili benzer şikayetleri öğrenci velilerinden duyduklarını belirterek konu ilgili şunları söyledi:
"Bakım ile ilgili her kurumun içini bilemiyoruz ama genellikle kurumlar velilerin evraklarını göndermiyorlar. Böyle bir sıkıntı var." dedi. Evrakların gönderilmemesi şu anlama geliyor. Kurum hala öğrenci kendisine geliyormuş gibi gösterip bunun ödemesini almaya devam ediyor. Eğitim ile ilgili her kurum farklılık göstersede bu konudaki denetimlerin sıkı olduğunu ifade eden Vardan: "Kurumlarda eğitimle ilgili denetimler ayda bir yapılıyor. Bununla ilgili bir sıkıntı yok. Zaten veliler de artık çok bilinçli. Öğretmenden memnun kalmadıkları anda söylüyorlar, değiştiriliyor. Öğrenci başka sınıfa veriliyor." dedi.
Hürriyet.com.tr yazarı Ayşegül Domaniç Yelçe de bu tür kurumların içinde çok iyi olanları da olduğunu belirterek bu durumun hepsine mal edilmemesi gerektiğini belirtti.Kaynak7gunsaglik.com
Rehabilitasyon Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rehabilitasyon Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evde Spor Yapmanın İncelikleri ?
SON yıllarda artan iş yükü nedeniyle spora vakit ayıramayanlar, bu ihtiyaçlarını evlerine aldıkları spor aletleriyle karşılamaya çalışıyor. Ancak sakatlanmamak için evde spor yaparken çok dikkatli olunması gerekiyor.
Evde sporun doğru yapılması halinde faydalı olabileceğinin altını çizen Adana Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Antrenörlük Eğitimi Bölümü Spor Sağlık Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Dilek Sevimli “Spora başlamadan önce muhakkak bir uzman kontrolünden geçilmesi gerekiyor” diyor. Sevimli, evde spor yapanlara şu uyarılarda bulunuyor:
* Evde spor yapacak olan kişi önce yürüyüşle başlamalı. Kısa bir yürüyüşün ardından mutlaka germe ve kas egzersizlerini boyundan başlayarak ayak bileğini çalıştıracak şekilde yapmalı. Tüm kas grupları ısındırılmalı.
* Isınma bölümü 8-10 dakika olmalı. Daha sonra ilk 1 ay için 20 dakika yürüyüş ve koşu yaparak vücut spor ritmine alıştırılmalı.
* Vücut spora alıştıktan sonra tempo artırılabilir. Zaten sporda ilk 20 dakikadan sonra yağ yakma işlemi başlar. Bunun için ilk etapta kilo vermeyi düşünmemek lazım. Bu nedenle ilk bir ayın ardından yine 8-10 dakika ısınma hareketleri yapıldıktan sonra tempo artırılabilir. Bu dönemde spor süresi ısınma evresi hariç 45 dakikayı geçmemeli. Bir gün spor yapılıyorsa bir gün ara verilmeli. Vücut dinlendirilmeli.
* Spor, vücudun ritme uyum sağlayacağı zamanlarda yapılmalı. Sabah çok erken yapılmamalı, çünkü sabah saatlerinde vücudun ısınması daha güç oluyor. Vücudun egzersize uyum sağlaması geç olduğu için kişi 30 dakikada alacağı verimi 50 dakikada ancak alabiliyor. Sabah 9 veya 10 gibi saatler uygun ancak bu da iş nedeniyle uygun değilse akşam yemekten en az 2 saat sonra spor yapılmalı. Isınmadan spor yapmak kalbe zarar veriyor.
Kaynak7gunsaglik.com
Evde sporun doğru yapılması halinde faydalı olabileceğinin altını çizen Adana Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Antrenörlük Eğitimi Bölümü Spor Sağlık Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Dilek Sevimli “Spora başlamadan önce muhakkak bir uzman kontrolünden geçilmesi gerekiyor” diyor. Sevimli, evde spor yapanlara şu uyarılarda bulunuyor:
* Evde spor yapacak olan kişi önce yürüyüşle başlamalı. Kısa bir yürüyüşün ardından mutlaka germe ve kas egzersizlerini boyundan başlayarak ayak bileğini çalıştıracak şekilde yapmalı. Tüm kas grupları ısındırılmalı.
* Isınma bölümü 8-10 dakika olmalı. Daha sonra ilk 1 ay için 20 dakika yürüyüş ve koşu yaparak vücut spor ritmine alıştırılmalı.
* Vücut spora alıştıktan sonra tempo artırılabilir. Zaten sporda ilk 20 dakikadan sonra yağ yakma işlemi başlar. Bunun için ilk etapta kilo vermeyi düşünmemek lazım. Bu nedenle ilk bir ayın ardından yine 8-10 dakika ısınma hareketleri yapıldıktan sonra tempo artırılabilir. Bu dönemde spor süresi ısınma evresi hariç 45 dakikayı geçmemeli. Bir gün spor yapılıyorsa bir gün ara verilmeli. Vücut dinlendirilmeli.
* Spor, vücudun ritme uyum sağlayacağı zamanlarda yapılmalı. Sabah çok erken yapılmamalı, çünkü sabah saatlerinde vücudun ısınması daha güç oluyor. Vücudun egzersize uyum sağlaması geç olduğu için kişi 30 dakikada alacağı verimi 50 dakikada ancak alabiliyor. Sabah 9 veya 10 gibi saatler uygun ancak bu da iş nedeniyle uygun değilse akşam yemekten en az 2 saat sonra spor yapılmalı. Isınmadan spor yapmak kalbe zarar veriyor.
Kaynak7gunsaglik.com
Kış Soğuklarıyla Baş Etmenin Yolları
Innerscan Vücut Analizi tartısı ile kilonuzu, yağ oranınızı, vücut sıvı oranınızı, kaslarınızın ağırlığını, kemik ağırlığınızı, fiziksel aktivite derecesini, günlük almanız gereken kalori miktarını ve metabolizma yaşınınızı 10 saniyede öğrenmeniz mümkün
Kış boyunca metabolizma hızında meydana gelen düşüşler, hareketsizlik ve zayıf düşen vücut, fazla kilolar alınması da en büyük etkenlerdendir. Kişinin diyet ve egzersiz programı hazırlayarak, sağlıklı ve formda bir yaşam sürdürebilmesi kendini tanımaktan geçer.
Tanita tarafından geliştirilen ve pratik kullanımı sayesinde kişinin ölçümlerini kendisinin de yapabileceği Innerscan Vücut Analizi ile kişinin kilosunu, yağ oranını, vücut sıvı oranını, kaslarının ağırlığını, kemik ağırlığını, fiziksel aktivite derecesini, günlük alması gereken kalori miktarını ve metabolizma yaşını 10 saniyelik bir analiz ile öğrenmesi mümkün.
Aynı zamanda Innerscan Vücut Analizi tartısı ile yapılan analiz sonuçları karşılaştırıldığında kilo verirken yağ mı yakıldığını yoksa sıvı/kas mı kaybedildiğini ortaya çıkarıyor.
Kaynak7gunsaglik.com
Kış boyunca metabolizma hızında meydana gelen düşüşler, hareketsizlik ve zayıf düşen vücut, fazla kilolar alınması da en büyük etkenlerdendir. Kişinin diyet ve egzersiz programı hazırlayarak, sağlıklı ve formda bir yaşam sürdürebilmesi kendini tanımaktan geçer.
Tanita tarafından geliştirilen ve pratik kullanımı sayesinde kişinin ölçümlerini kendisinin de yapabileceği Innerscan Vücut Analizi ile kişinin kilosunu, yağ oranını, vücut sıvı oranını, kaslarının ağırlığını, kemik ağırlığını, fiziksel aktivite derecesini, günlük alması gereken kalori miktarını ve metabolizma yaşını 10 saniyelik bir analiz ile öğrenmesi mümkün.
Aynı zamanda Innerscan Vücut Analizi tartısı ile yapılan analiz sonuçları karşılaştırıldığında kilo verirken yağ mı yakıldığını yoksa sıvı/kas mı kaybedildiğini ortaya çıkarıyor.
Kaynak7gunsaglik.com
Sporun Hayatımızdaki Önemi – Dr. Cem Tınaz
Son dönemde yerel yönetimlerin yerinde kararlarıyla halkın masrafsız şekilde spor yapabileceği alanların sayısında artış sağlansa da, sporun en iyi anlatılabileceği ve bir hayat felsefesi haline getirilebileceği yer olan okullarda, spor derslerinin önemi göz ardı ediliyor. 1970’ler ve 1980’lerde eldeki imkanlar günümüze nazaran çok daha kısıtlı olmasına rağmen özellikle bireysel sporlarda birçok başarılı sporcumuzun yetişmesinde, sporun okulun içine uygun şekilde dahil edilmesinin ve spor yapma alışkanlıklarının çocuklara kazandırılmasının yadsınamaz etkisi bulunmaktadır. Okan Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Cem Tınaz, çocukların gelişiminde sporun önemini anlatıyor…
Günümüzde spor, ülkeler arasında bir nevi üstünlük göstergesi misyonu edinse de, modern toplumlar, sporun insan sağlığı üzerindeki etkilerinin ve bu etkilerin ülkelerin gelişmişlik düzeyine ve sosyoekonomik durumuna katkılarının gayet net farkındalar. Yapılan araştırmalara göre ruh ve beden sağlığı yerinde olan insan, daha verimli ve üretkendir. Ülkelerin en önemli gider kalemlerinden birini teşkil eden sigortalıların sağlık masrafları, sporun sağlayacağı faydalarda düşürülebilir. Bu hedeflere de ancak oldukça iyi hazırlanmış, kapsamı ve hedefleri belirlenmiş bir spor politikasıyla ulaşılabilir. Ülkemizdeki güncel sistemde çocuklarda sporu bir alışkanlık haline getirme sorumluluğu ailelere düşüyor. Peki ama çocuklarımızı spora nasıl başlatabiliriz?
Çocuğunuzun hangi spora istekli ve yatkın olduğunu bulun.
Çocuklarda spor seçiminde en önemli konu, küçük yaşlarda alternatiflerin olabildiğince fazla sayıda tutulmasıdır. Bu yüzden okullarda birçok farklı branşın en azından temel eğitiminin verilmesi ve genel mantığının öğretilmesi önemlidir. Spor yapmanın ekonomik durumla bağlantısı aşikardır ancak hareket edebilmemiz için illa cebimizden para çıkması gerekmez. Bu durum çocuklarımız için de aynı. Ülkemizde futbol kulüpleri dışında yaklaşık 10000 kulüp bulunuyor. Bu kulüplerin çoğu zor şartlarda ayakta kalabilen ve maddi desteğe ihtiyacı olan spor kulüpleri olsa da, basketboldan, tekvandoya birçok farklı branşta oldukça makul fiyatlara spor eğitimi verebiliyorlar. İnternet üzerinden yapacağınız basit bir arama ile size en yakın spor kulüplerini bulabilirsiniz.
Israrcı olmayın, destek olun…
Çocukların ilgi ve alakaları değişkendir. Her gün farklı taleplerle size gelebilirler. Çocuğunuzun spora katılımını sağlamak için, maddi durumunuz elverdiğince ona destek olmaya çalışın. Yaşı ilerledikçe hedefleri belirginleşecek ve devam etmek istediği sporu kendisi seçecektir. Bu süreçte kendisine yorumlarınızla destek olun ancak zorlayıcı olmayın, aksi takdirde motivasyonları kırılabilir.
Belki de geleceğin şampiyonu sizin çocuğunuz…
Profesyonel sporun bugün ulaşmış olduğu noktada sporcular, birçoklarımız için hayal olan maddi imkanlara sahipler. Devamlılık, azim, çalışma ve kişisel beceriler birleştiğinde başarılı bir sporcunun yetişme olasılığı oldukça yüksektir. Gelecekte ek bir kazanç sağlamasa bile çocuğunuz spor yapmanın ona sağlayacağı faydalar için size daima teşekkür edecektir.
Kaynak7gunsaglik.com
Günümüzde spor, ülkeler arasında bir nevi üstünlük göstergesi misyonu edinse de, modern toplumlar, sporun insan sağlığı üzerindeki etkilerinin ve bu etkilerin ülkelerin gelişmişlik düzeyine ve sosyoekonomik durumuna katkılarının gayet net farkındalar. Yapılan araştırmalara göre ruh ve beden sağlığı yerinde olan insan, daha verimli ve üretkendir. Ülkelerin en önemli gider kalemlerinden birini teşkil eden sigortalıların sağlık masrafları, sporun sağlayacağı faydalarda düşürülebilir. Bu hedeflere de ancak oldukça iyi hazırlanmış, kapsamı ve hedefleri belirlenmiş bir spor politikasıyla ulaşılabilir. Ülkemizdeki güncel sistemde çocuklarda sporu bir alışkanlık haline getirme sorumluluğu ailelere düşüyor. Peki ama çocuklarımızı spora nasıl başlatabiliriz?
Çocuğunuzun hangi spora istekli ve yatkın olduğunu bulun.
Çocuklarda spor seçiminde en önemli konu, küçük yaşlarda alternatiflerin olabildiğince fazla sayıda tutulmasıdır. Bu yüzden okullarda birçok farklı branşın en azından temel eğitiminin verilmesi ve genel mantığının öğretilmesi önemlidir. Spor yapmanın ekonomik durumla bağlantısı aşikardır ancak hareket edebilmemiz için illa cebimizden para çıkması gerekmez. Bu durum çocuklarımız için de aynı. Ülkemizde futbol kulüpleri dışında yaklaşık 10000 kulüp bulunuyor. Bu kulüplerin çoğu zor şartlarda ayakta kalabilen ve maddi desteğe ihtiyacı olan spor kulüpleri olsa da, basketboldan, tekvandoya birçok farklı branşta oldukça makul fiyatlara spor eğitimi verebiliyorlar. İnternet üzerinden yapacağınız basit bir arama ile size en yakın spor kulüplerini bulabilirsiniz.
Israrcı olmayın, destek olun…
Çocukların ilgi ve alakaları değişkendir. Her gün farklı taleplerle size gelebilirler. Çocuğunuzun spora katılımını sağlamak için, maddi durumunuz elverdiğince ona destek olmaya çalışın. Yaşı ilerledikçe hedefleri belirginleşecek ve devam etmek istediği sporu kendisi seçecektir. Bu süreçte kendisine yorumlarınızla destek olun ancak zorlayıcı olmayın, aksi takdirde motivasyonları kırılabilir.
Belki de geleceğin şampiyonu sizin çocuğunuz…
Profesyonel sporun bugün ulaşmış olduğu noktada sporcular, birçoklarımız için hayal olan maddi imkanlara sahipler. Devamlılık, azim, çalışma ve kişisel beceriler birleştiğinde başarılı bir sporcunun yetişme olasılığı oldukça yüksektir. Gelecekte ek bir kazanç sağlamasa bile çocuğunuz spor yapmanın ona sağlayacağı faydalar için size daima teşekkür edecektir.
Kaynak7gunsaglik.com
Uyuşturucu İle Bu Hale Geldiler
ABD’de uyuşturucu kullanan kişiler önceki ve sonraki halleriyle fotoğraflarda.. İşte uyuşturucunun sonuçları..
ABD'de uyuşturucudan yakalanan kişilerin önceki fotoğraflarıyla uyuşturucu kullandıktan sonraki fotoğrafları karşılaştırılınca ortaya ilginç bir tablo çıktı.
Karşılaştırma sonrası uyuşturucu kullanan insanlarda dişlerinin döküldüğü, deride çizgiler oluştuğu, çenenin inceldiği görüldü. Saçmaların matlaştığı da gözlerden kaçmadı.
Yüzler ve Metaffetamin projesinin mimarı Bret King, "Ülke çapında uyuşturucu kullanan insanları inceledim. İncelemem sonrasında ağır uyuşturucu kullanan insanların yüzlerindeki değişimi gözlemledim" dedi.Kaynak7gunsaglik.com
ABD'de uyuşturucudan yakalanan kişilerin önceki fotoğraflarıyla uyuşturucu kullandıktan sonraki fotoğrafları karşılaştırılınca ortaya ilginç bir tablo çıktı.
Karşılaştırma sonrası uyuşturucu kullanan insanlarda dişlerinin döküldüğü, deride çizgiler oluştuğu, çenenin inceldiği görüldü. Saçmaların matlaştığı da gözlerden kaçmadı.
Yüzler ve Metaffetamin projesinin mimarı Bret King, "Ülke çapında uyuşturucu kullanan insanları inceledim. İncelemem sonrasında ağır uyuşturucu kullanan insanların yüzlerindeki değişimi gözlemledim" dedi.Kaynak7gunsaglik.com
Refleksoloji Tedavisi Engellilere Umut Oldu
Refleksoloji terapisi engellileri iyileştirme amaçlı olarak kullanılıyor şu sıralar. Dikkat eksikliği, fıtık, depresyon gibi pek çok alanda kullanılıyor.
En eski tedavi yöntemlerinden biri olan refleksoloji, engellilerin tedavisinde yeni umut olarak gösteriliyor.
Uzman refleksologlar tarafından uygulanan destekleyici ve tamamlayıcı tedavi yöntemi refleksolojiden başta engelliler olmak üzere sağlıklı kişiler de faydalanabiliyor.
Refleksoloji spastik özürlü, otizm, dikkat eksikliği, motor gerilik, sınav stresi, kabızlık, konuşma bozukluğu, bel boyun fıtığı, alt ıslatma, panik atak, depresyon, sinir-stres-kaygı-bunaltı, migren, uykusuzluk, astım, hazımsızlık gibi birçok rahatsızlığa iyi geldiği belirtiliyor.
Söz konusu yöntemle ilgili bilgi veren Uzman Refleksolog Serpil Bihir, binlerce yıllık geçmişi olan refleksolojinin insanlığın ortak mirası olduğunu belirtti.
Bihir, "Refleksoloji günümüze kadar gelen en etkili tamamlayıcı tedavi yöntemlerinden biridir. Refleksoloji beyindeki sinirlerin vücutta son bulan noktaları olan el ve ayaklara uygulanmaktadır. Bu noktalar vücudumuzun iç organları ve iskelet sistemine denk gelen noktaların olduğu bir el ve ayak haritasını oluşturur. Burada bulunan sinir uçlarına bası müdahalesi yapılarak beyindeki hasar görmüş olan sinirlerin uyarılması sağlanıyor. Uyarmanın ortaya çıkardığı elektrokimyasal mesajlar ve nöronların yardımı ile ilgili organı uyararak iyileşme gerçekleşiyor." dedi.
Refleksoloji tedavi yönteminin CP (serebral palsy) rahatsızlığında erken aylardan itibaren uygulanması ile başarılı sonuçlar alındığını belirten Bihir, "Hastalık, kaza, stres gibi etkenlerle vücudun yaşamsal enerji yolları bloke olduğu için, vücut fonksiyonlarının engellendiği felsefesine dayanır. Refleksoloji vücuttaki doğal enerji akımını restore ederek iyileşmeyi hızlandıran bir yöntemdir. Refleksolog parmakları ve ellerini kullanarak ayak tabanındaki çeşitli noktalara basınç uygular. Bu, basınç merkezi sinir sistemini uyararak blokları açmak, normal enerji akımını tüm vücuda yaymak ve gerginlikleri gidermek yolu ile vücudun kendisini iyileştirmesini hızlandırır." diye konuştu.
Refleksolojinin kişiyi bir bütün olarak tedavi ettiğini aktaran Bihir, şunları ifade etti:
"Refleksoloji sadece belli bir belirtiyi tedavi etmez. Bu nedenle pek çok sorunda uygulanabilir. Bunlar arasında kronik ve akut ağrılar, spor yaralanmaları, uyku bozuklukları, strese bağlı olarak ortaya çıkan bozukluklar ve otizm sayılabilir. Refleksolojinin uygulanmasından sonra yapılan tıbbi test ve gözlemler sonucunda depresyon ve anksiyetenin azaldığı, hemoglobin seviyesinin yükseldiği, kan basıncının normalleştiği gibi olumlu etkileri ortaya koymuştur."
Otizmin de refleksolojinin uygulandığı alanlardan biri olduğunu aktaran Bihir, "Otistik özellikleri olan çocuklarda sindirim sistemi, dalak, omurilik ve beyin alanları üzerinde çalışılması önerilir. Duygusal ve davranışsal problemlerin yanı sıra otistik özellikleri olan çocuklarda görülebilen bazı bağırsak problemleri; mide bağırsak duvarının incelmesine ve yabancı maddelerin bağırsak içine girmesine sebep olur. Literatüre göre, bu toksin maddeler, mide bağırsak yolu ile kan dolaşımı dahil beyin fonksiyonunu etkiler. Bağırsak fonksiyonlarının artırılması ile vücudun toksinlerden arındırılması, karaciğer ve bağışıklık sisteminin fonksiyonlarının artırılması ile beynin fonksiyonunun iyileştirilmesi, vücudun ruhun ve zihnin uyumunu sağlar" diye konuştu.Kaynak7gunsaglik.com
En eski tedavi yöntemlerinden biri olan refleksoloji, engellilerin tedavisinde yeni umut olarak gösteriliyor.
Uzman refleksologlar tarafından uygulanan destekleyici ve tamamlayıcı tedavi yöntemi refleksolojiden başta engelliler olmak üzere sağlıklı kişiler de faydalanabiliyor.
Refleksoloji spastik özürlü, otizm, dikkat eksikliği, motor gerilik, sınav stresi, kabızlık, konuşma bozukluğu, bel boyun fıtığı, alt ıslatma, panik atak, depresyon, sinir-stres-kaygı-bunaltı, migren, uykusuzluk, astım, hazımsızlık gibi birçok rahatsızlığa iyi geldiği belirtiliyor.
Söz konusu yöntemle ilgili bilgi veren Uzman Refleksolog Serpil Bihir, binlerce yıllık geçmişi olan refleksolojinin insanlığın ortak mirası olduğunu belirtti.
Bihir, "Refleksoloji günümüze kadar gelen en etkili tamamlayıcı tedavi yöntemlerinden biridir. Refleksoloji beyindeki sinirlerin vücutta son bulan noktaları olan el ve ayaklara uygulanmaktadır. Bu noktalar vücudumuzun iç organları ve iskelet sistemine denk gelen noktaların olduğu bir el ve ayak haritasını oluşturur. Burada bulunan sinir uçlarına bası müdahalesi yapılarak beyindeki hasar görmüş olan sinirlerin uyarılması sağlanıyor. Uyarmanın ortaya çıkardığı elektrokimyasal mesajlar ve nöronların yardımı ile ilgili organı uyararak iyileşme gerçekleşiyor." dedi.
Refleksoloji tedavi yönteminin CP (serebral palsy) rahatsızlığında erken aylardan itibaren uygulanması ile başarılı sonuçlar alındığını belirten Bihir, "Hastalık, kaza, stres gibi etkenlerle vücudun yaşamsal enerji yolları bloke olduğu için, vücut fonksiyonlarının engellendiği felsefesine dayanır. Refleksoloji vücuttaki doğal enerji akımını restore ederek iyileşmeyi hızlandıran bir yöntemdir. Refleksolog parmakları ve ellerini kullanarak ayak tabanındaki çeşitli noktalara basınç uygular. Bu, basınç merkezi sinir sistemini uyararak blokları açmak, normal enerji akımını tüm vücuda yaymak ve gerginlikleri gidermek yolu ile vücudun kendisini iyileştirmesini hızlandırır." diye konuştu.
Refleksolojinin kişiyi bir bütün olarak tedavi ettiğini aktaran Bihir, şunları ifade etti:
"Refleksoloji sadece belli bir belirtiyi tedavi etmez. Bu nedenle pek çok sorunda uygulanabilir. Bunlar arasında kronik ve akut ağrılar, spor yaralanmaları, uyku bozuklukları, strese bağlı olarak ortaya çıkan bozukluklar ve otizm sayılabilir. Refleksolojinin uygulanmasından sonra yapılan tıbbi test ve gözlemler sonucunda depresyon ve anksiyetenin azaldığı, hemoglobin seviyesinin yükseldiği, kan basıncının normalleştiği gibi olumlu etkileri ortaya koymuştur."
Otizmin de refleksolojinin uygulandığı alanlardan biri olduğunu aktaran Bihir, "Otistik özellikleri olan çocuklarda sindirim sistemi, dalak, omurilik ve beyin alanları üzerinde çalışılması önerilir. Duygusal ve davranışsal problemlerin yanı sıra otistik özellikleri olan çocuklarda görülebilen bazı bağırsak problemleri; mide bağırsak duvarının incelmesine ve yabancı maddelerin bağırsak içine girmesine sebep olur. Literatüre göre, bu toksin maddeler, mide bağırsak yolu ile kan dolaşımı dahil beyin fonksiyonunu etkiler. Bağırsak fonksiyonlarının artırılması ile vücudun toksinlerden arındırılması, karaciğer ve bağışıklık sisteminin fonksiyonlarının artırılması ile beynin fonksiyonunun iyileştirilmesi, vücudun ruhun ve zihnin uyumunu sağlar" diye konuştu.Kaynak7gunsaglik.com
Nikotin Bağımlılığı Nasıl Yenilir?
Herkesin sigara ve tütün ürünlerini bırakmak için bir sebebi ya da sebepleri olmalı. Çocuk varsa onlar düşünülmeli, hastalığık varsa ilerlemesi engellenmeli ve bunun gibi sebepler artırılabilir. Pasif içicilik bilindiği gibi sigara dumanına maruz kalmaktır. Bu da en az içmek kadar sakıncalıdır. Uzun vadede başarılı ve kesin sonuç için bunlar göz önüne alınmalıdır. Hedef tarih seçin veo tarihe kadar azaltın o tarihte de dönüşü olmadan bırakın. Planı ertelemeyin o zaman bırakamazsınız. Bu hafta içinde tüketilen nikotin miktarını azaltın. Hedefinizi arkadaşlarınızla paylaşın.
Bağımlı arkadaşlarınızla birlikte bu kararı alın birlikte planı gerçekleştirmek size güç verecektir. Aksi halde yanınızda içenler oldukça hatırlayacak ve isteyeceksiniz. Iş yerinde ne kadar içtiğinizi not alın. Nikotin bandı ve sakız da bırakmada yardımcıdır. Tütün çiğnenir ya da elektronik sigara tercih edilir. Bağımlılığı yenmek için tetikleyiciler uzak tutulmalıdır.ilk temiz gününüzde normal rutininizi değiştirin. Tamamen yeni bir hayata adım attınız.
Sağlıklı ve dengeli bir kahvaltı yapın. Sağlıklı beslenin, aık havada yürüyüş yapın, dolaşın gezin ve eğlenin. Ilık bir duş alın köpeğiniz varsa yürüyüşe çıkın. Yeni şeyler deneyin ve aklınızı meşgul edin. Bu da sigarayı bırakmada yardımcı ve etkilidir. Bir kursa yazılabilirsiniz, yeni kişilerle tanışabilir, keşif gezilerine turlara katılabilirsiniz. Müzik, dans, yoga, tiyatro, video oyunları oynamak, hayvan barınaklarını ziyaret etmek gibi akıl dağıtan değişik aktivilere katılın. Sigara içmenin yasak olduğu kafelere gidin. Duygularınızı yazın günlük tutun. Değişimlerinizi okuyun ve yazın bundan da güç alırsınız.
Her nikotinsiz geçen gün için kendinizi ödüllendirin. Bir kavanoz dolusu parayı böylece biriktirebilirsiniz. Yazın istediğiniz tatile de gidersiniz. Sigaraya verdiğiniz parayı kutuya atın, sonunda ya tatil ya da masaj ve spor seçimini yapın. Sigara bağımlılığını yaratan nikotin sigara dumanıyla vücuda alınan 4000 kimyasal maddeden biridir ve bu maddeler içinde beyne etkisi en belirgin olanıdır. Her sigara ile vücuda 1-2 miligram nikotin alınır. Nikotin solunduktan 10 saniye sonra beyne ulaşır. Sigarayı bırakmak daha uzun yaşama şansınızı büyük ölçüde artırmak için yapabileceğiniz tek şeydir.
Kaynak7gunsaglik.com
Bağımlı arkadaşlarınızla birlikte bu kararı alın birlikte planı gerçekleştirmek size güç verecektir. Aksi halde yanınızda içenler oldukça hatırlayacak ve isteyeceksiniz. Iş yerinde ne kadar içtiğinizi not alın. Nikotin bandı ve sakız da bırakmada yardımcıdır. Tütün çiğnenir ya da elektronik sigara tercih edilir. Bağımlılığı yenmek için tetikleyiciler uzak tutulmalıdır.ilk temiz gününüzde normal rutininizi değiştirin. Tamamen yeni bir hayata adım attınız.
Sağlıklı ve dengeli bir kahvaltı yapın. Sağlıklı beslenin, aık havada yürüyüş yapın, dolaşın gezin ve eğlenin. Ilık bir duş alın köpeğiniz varsa yürüyüşe çıkın. Yeni şeyler deneyin ve aklınızı meşgul edin. Bu da sigarayı bırakmada yardımcı ve etkilidir. Bir kursa yazılabilirsiniz, yeni kişilerle tanışabilir, keşif gezilerine turlara katılabilirsiniz. Müzik, dans, yoga, tiyatro, video oyunları oynamak, hayvan barınaklarını ziyaret etmek gibi akıl dağıtan değişik aktivilere katılın. Sigara içmenin yasak olduğu kafelere gidin. Duygularınızı yazın günlük tutun. Değişimlerinizi okuyun ve yazın bundan da güç alırsınız.
Her nikotinsiz geçen gün için kendinizi ödüllendirin. Bir kavanoz dolusu parayı böylece biriktirebilirsiniz. Yazın istediğiniz tatile de gidersiniz. Sigaraya verdiğiniz parayı kutuya atın, sonunda ya tatil ya da masaj ve spor seçimini yapın. Sigara bağımlılığını yaratan nikotin sigara dumanıyla vücuda alınan 4000 kimyasal maddeden biridir ve bu maddeler içinde beyne etkisi en belirgin olanıdır. Her sigara ile vücuda 1-2 miligram nikotin alınır. Nikotin solunduktan 10 saniye sonra beyne ulaşır. Sigarayı bırakmak daha uzun yaşama şansınızı büyük ölçüde artırmak için yapabileceğiniz tek şeydir.
Kaynak7gunsaglik.com
Fazla Alkol Öğrenmeye ve Hafızaya Zarar Veriyor
Akşamdan kalma olmak geçirilen gecede ne kadar eğlenceli olursa olsun sağlığı her bakımdan olumsuz etkiler. Alkolü sınırlı ve bilinçli tüketmek gerekir. Fazla alkol almak, beynin öğrenme bölgesini etkiler ve zarar verir. Bu nedenle yıpranan beynin öğrenme ve hafıza bölümleri gençlerde uzun süreli hafıza kaybı, geç hatırlama, hatırlayamama ve öğrenememeye yol açar. İspanya’da klinik deneysel bir araştırma yapılmış ve 18-20 yaşlarındaki 122 üniversite öğrencisi fazla alkol tüketmiştir. Daha sonra basit bir dil ve hafıza testinden geçmişlerdir. Bu gurubun yarısı daha ılımlı alkol almıştır.
İlk testte kelime tatbikatlarında giderek zorlanılmıştır, ılımlı içenler ise daha başarılı olmuştur. Alemci denilen alkolizme yenik düşenler ayrıca esrar kullanımı, aile öyküsü ve ruhsal bozukluk gibi faktörlerle hiçbir testten geçememişlerdir. Çalışmada aşırı içme ve bellek bozukluğu arasında bir neden-sonuç ilişkisi ispat edilmemiştir. Aşırı alkol öğrenme becerilerini engeller ve dikkati dağıtarak odaklanmayı da önler. Özellikle bazı beyin bölgeleri, hipokampus ve prefrontal korteks ile bağlantılı görevleri ile aşırı içme ve zorluk arasında "net bir ilişki" vardır. Hipokampus özellikle alkolün toksik etkilerine karşı savunmasızdır.
Los Angeles’taki Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde klinik psikiyatri ve davranış bilimleri yardımcı doçenti Thomas Hicklin bu araştırmanın gençler arasında bilinçlenme yaratmasını umduğunu dile getirmiştir. Bu riskler göz önüne alınmalıdır. Bu önemli ve çok yönlü bir sorundur maalesef aşırı içme konusunda akran baskısı yüksektir. Kalıcı içiciliğe bir adımdır arkadaş ortamları iyi bir başlangıçtır. Uzun vadeli çalışmalarda alkolü azaltan ve bırakan öğrenciler arasında yeniden bir araştırma yapılacaktır. Bu tür çalışmalar kısa vadeli bellek üzerinde ağır içmenin yanı sıra akademik performans etkileri de değerlendirilecektir.
Kaynak7gunsaglik.com
İlk testte kelime tatbikatlarında giderek zorlanılmıştır, ılımlı içenler ise daha başarılı olmuştur. Alemci denilen alkolizme yenik düşenler ayrıca esrar kullanımı, aile öyküsü ve ruhsal bozukluk gibi faktörlerle hiçbir testten geçememişlerdir. Çalışmada aşırı içme ve bellek bozukluğu arasında bir neden-sonuç ilişkisi ispat edilmemiştir. Aşırı alkol öğrenme becerilerini engeller ve dikkati dağıtarak odaklanmayı da önler. Özellikle bazı beyin bölgeleri, hipokampus ve prefrontal korteks ile bağlantılı görevleri ile aşırı içme ve zorluk arasında "net bir ilişki" vardır. Hipokampus özellikle alkolün toksik etkilerine karşı savunmasızdır.
Los Angeles’taki Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde klinik psikiyatri ve davranış bilimleri yardımcı doçenti Thomas Hicklin bu araştırmanın gençler arasında bilinçlenme yaratmasını umduğunu dile getirmiştir. Bu riskler göz önüne alınmalıdır. Bu önemli ve çok yönlü bir sorundur maalesef aşırı içme konusunda akran baskısı yüksektir. Kalıcı içiciliğe bir adımdır arkadaş ortamları iyi bir başlangıçtır. Uzun vadeli çalışmalarda alkolü azaltan ve bırakan öğrenciler arasında yeniden bir araştırma yapılacaktır. Bu tür çalışmalar kısa vadeli bellek üzerinde ağır içmenin yanı sıra akademik performans etkileri de değerlendirilecektir.
Kaynak7gunsaglik.com
Evde Spor Yapmanın İncelikleri ?
SON yıllarda artan iş yükü nedeniyle spora vakit ayıramayanlar, bu ihtiyaçlarını evlerine aldıkları spor aletleriyle karşılamaya çalışıyor. Ancak sakatlanmamak için evde spor yaparken çok dikkatli olunması gerekiyor.
Evde sporun doğru yapılması halinde faydalı olabileceğinin altını çizen Adana Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Antrenörlük Eğitimi Bölümü Spor Sağlık Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Dilek Sevimli “Spora başlamadan önce muhakkak bir uzman kontrolünden geçilmesi gerekiyor” diyor. Sevimli, evde spor yapanlara şu uyarılarda bulunuyor:
* Evde spor yapacak olan kişi önce yürüyüşle başlamalı. Kısa bir yürüyüşün ardından mutlaka germe ve kas egzersizlerini boyundan başlayarak ayak bileğini çalıştıracak şekilde yapmalı. Tüm kas grupları ısındırılmalı.
* Isınma bölümü 8-10 dakika olmalı. Daha sonra ilk 1 ay için 20 dakika yürüyüş ve koşu yaparak vücut spor ritmine alıştırılmalı.
* Vücut spora alıştıktan sonra tempo artırılabilir. Zaten sporda ilk 20 dakikadan sonra yağ yakma işlemi başlar. Bunun için ilk etapta kilo vermeyi düşünmemek lazım. Bu nedenle ilk bir ayın ardından yine 8-10 dakika ısınma hareketleri yapıldıktan sonra tempo artırılabilir. Bu dönemde spor süresi ısınma evresi hariç 45 dakikayı geçmemeli. Bir gün spor yapılıyorsa bir gün ara verilmeli. Vücut dinlendirilmeli.
* Spor, vücudun ritme uyum sağlayacağı zamanlarda yapılmalı. Sabah çok erken yapılmamalı, çünkü sabah saatlerinde vücudun ısınması daha güç oluyor. Vücudun egzersize uyum sağlaması geç olduğu için kişi 30 dakikada alacağı verimi 50 dakikada ancak alabiliyor. Sabah 9 veya 10 gibi saatler uygun ancak bu da iş nedeniyle uygun değilse akşam yemekten en az 2 saat sonra spor yapılmalı. Isınmadan spor yapmak kalbe zarar veriyor.
Kaynak7gunsaglik.com
Evde sporun doğru yapılması halinde faydalı olabileceğinin altını çizen Adana Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Antrenörlük Eğitimi Bölümü Spor Sağlık Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Dilek Sevimli “Spora başlamadan önce muhakkak bir uzman kontrolünden geçilmesi gerekiyor” diyor. Sevimli, evde spor yapanlara şu uyarılarda bulunuyor:
* Evde spor yapacak olan kişi önce yürüyüşle başlamalı. Kısa bir yürüyüşün ardından mutlaka germe ve kas egzersizlerini boyundan başlayarak ayak bileğini çalıştıracak şekilde yapmalı. Tüm kas grupları ısındırılmalı.
* Isınma bölümü 8-10 dakika olmalı. Daha sonra ilk 1 ay için 20 dakika yürüyüş ve koşu yaparak vücut spor ritmine alıştırılmalı.
* Vücut spora alıştıktan sonra tempo artırılabilir. Zaten sporda ilk 20 dakikadan sonra yağ yakma işlemi başlar. Bunun için ilk etapta kilo vermeyi düşünmemek lazım. Bu nedenle ilk bir ayın ardından yine 8-10 dakika ısınma hareketleri yapıldıktan sonra tempo artırılabilir. Bu dönemde spor süresi ısınma evresi hariç 45 dakikayı geçmemeli. Bir gün spor yapılıyorsa bir gün ara verilmeli. Vücut dinlendirilmeli.
* Spor, vücudun ritme uyum sağlayacağı zamanlarda yapılmalı. Sabah çok erken yapılmamalı, çünkü sabah saatlerinde vücudun ısınması daha güç oluyor. Vücudun egzersize uyum sağlaması geç olduğu için kişi 30 dakikada alacağı verimi 50 dakikada ancak alabiliyor. Sabah 9 veya 10 gibi saatler uygun ancak bu da iş nedeniyle uygun değilse akşam yemekten en az 2 saat sonra spor yapılmalı. Isınmadan spor yapmak kalbe zarar veriyor.
Kaynak7gunsaglik.com
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








