Pages

Ads 468x60px

Kalp Damar Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kalp Damar Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Düzensiz Kalp Atışı Hafıza Kaybı Sebebi mi?

Atriyal fibrilasyon adı verilen düzensiz kalp atışı yetişkinlerde belirgin olarak görülen bir rahatsızlıktır.

Yeni bir çalışmaya göre düzensiz kalp atışı yani nabızda görülen anormallikler aklı ve hafızayı da bozuyor.

Yaşlandıkça hafıza ve düşünme becerileri azalır. Üstüne bir de kalp sorunları eklenirse bu durum daha da vahimleşebilir.

Alabama Üniversitesi araştırmacılarının çalışmalarının sonucunu aktarıyoruz. Hafıza sorunları maalesef kalp atışı düzensiz olan kişilerde sıkça görülür.

Kalp ile beyin sağlığı birbirine bağlıdır ve paralel olarak ilerler. Doğrudan aralarında bir neden sonuç ilişkisi saptanmıştır.

İlkinde, düzensiz kalp atışı görülen kişilerin beyninde oluşan gerileme ve kalbinde oluşan kan pıhtılaşması arasındaki ilgi ortaya çıkmıştır.

Bu durum zihinsel gerilemeye yol açmaktadır. İkincisinde, bu kişilerde beyne daha az kan akışı gider.

Zihinsel sorunlara neden olur ve zamanla beynin besin ihtiyacı olan oksijen beyne giremez hale gelir.

Beyne oksijen gitmezse hafıza kaybı ve bilişsel gerileme Alzheimer gibi rahatsızlıklar oluşacaktır. Amerika’da 3 milyon kişi risk altındadır.

Düzensiz kalp atışı ile zihinsel gerileme ve bunama birbirine çok yakındır. Bu hastalara kan sulandırıcı verilerek kalpteki kan pıhtıları önlenmek ve beyne oksijen akışını sağlamak amaçlanır.

Felç ve inme ile kalp krizi riski azaltılmalıdır. Bu hastaların önce kalp sorunları çözülmelidir. 65 yaş üzeri kişilerde bu risk oldukça fazladır. Yaş küçüldükçe risk azalmıştır.

Kaynak7gunsaglik.com

Kalp Sağlığı İçin DASH Diyeti

Kalp sağlığı, normal seviyede bir kan basıncı yani tansiyon ve iyi kolesterol düzeyleri için beslenmeye önem vermek gerekir.

Hipertansiyon ve yüksek kan basıncı yaşayan kişilere özel bir diyet mevcut. Daha sağlıklı bir birey olmak ve kilo kontrolü yapabilmek için DASH diyeti öneriliyor. Yağ, kolesterol ve tatlı miktarı kesiliyor. Sebze, meyve ve az yağlı süt ürünlerine yöneliyorsunuz.

İlk iş tuzu kesmek veya azaltmak. Çok fazla tuz vücutta sıvı birikimine yol açar. Bu da kalp üzerinde ekstra bir baskıya neden olur.

Yaş ve diğer koşulları göz önüne alarak sağlığı geliştiren bu diyette günlük sodyum yani tuz miktarı 1.5-2 grama çekiliyor. Tuzsuz yemek pişirin. Bunun yerine çeşni ve baharat kullanın.

Aynı lezzeti alacaksınız. Füme ve salamura gibi gıdalarda tuzdan kaçının. İşlenmiş ve hazır gıdalardan uzak durun. Kepekli ekmek, esmer pirinç, kepekli tahıllar, yulaf ezmesi, kepekli makarna, tuzsuz simit, patlamış mısır gibi tahıl ve lif depolarını bolca tüketin.

Lif, kolesterolü düşürür. Daha uzun süre tok tutar. Günde 2000 kalori alın ve 6-8 porsiyon arası yiyin. Sebzelere ağırlık verin.

Lif, vitamin ve mineral deposu sebzeler kan basıncını kontrol eder. Birçoğunda kalori ve yağ sıfırdır. Günde 4-5 porsiyon tüketin. Yapraklı sebzeler favoridir.

Çiğ veya az pişmiş haşlama ya da fırında tüketin. Sebze suyu da faydalıdır. Öğle ve akşam yemeklerinde salata tüketin. Meyveler de kalp sağlığı için vitamin ve mineral deposu harika besinlerdir.

Günde yine birkaç porsiyon yenilebilir. Elma ve portakal bolca tüketilmeli ve arada meyve suyu da tüketilmelidir. Kahvaltıda tahılla birlikte muz ve çilek tüketilebilir. Diğer kalp dostu besinler ise, yoğurt, et ve balık, bakliyat, zeytinyağı ve patates ile muzda bolca bulunan potasyumdur.

Kaynak7gunsaglik.com

Kalp Hastalıkları Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Kalp hastalığını çoğu insan kalp krizi olarak düşünür. Kalp çalışma yeteneğini zorlayan birçok durumda kalp hastalıkları düşünülebilir.

Koroner arter hastalığı yani damar sorunları, kardiyomiyopati, aritmi ve kalp yetmezliği bu hastalıklar arasındadır. Bu hastalıklar vücutta nasıl kendini gösterir belirtileri nelerdir? Her yıl 1 milyon kişide kalp krizi görülür. Kalbin ani bir şekilde kan akışının kesilmesi durumudur. Koroner arterler kalp kasına kan taşıyan damarlarda bir tıkanıklık oluşur. Kan akımı engellendiğinde kalp kası hızlıca hasar görür ve ölüm bile görülebilir. Son yıllarda acil vakaları tedavilerinde ölüm riski azaltılmaktadır. Belirtileri şunlardır. Göğüste basınç ve ağrı, sırt, çene, boğaz ve kolda yaygın rahatsızlık, mide bulantısı, ekşime, hazımsızlık, halsizlik, anksiyete, nefes darlığı, hızlı ve düzensiz kalp atışlarıdır. Kadınlarda kalp hastalığı belirtileri nelerdir? Kadınlar kalp krizinde her zaman göğüs ağrısı hissetmez. Erkeklere göre kadınlarda mide ekşimesi, iştah, yorgunluk veya halsizlik kaybı, öksürük ve kalp çarpıntısı yoğundur. Bu belirtiler göz ardı edilmemelidir. Belirtiler anlaşıldığında hemen doktora gidilmelidir. Kalp krizi için öncü durumlardan biri de damarlarda tıkanıklık ve yapışkanlıktır. Bu zor kan akışına neden olur. Angina olarak bilinir ve göğüs ağrısı yapar. Aritmi, düzensiz kalp atışıdır. Düzenli elektriksel uyarılar kalp atışlarına neden olur. Bazen bu atışlar düzensiz hale gelir. Yavaşlar veya hızlanır titremeler oluşur. Kan pompalamadaki değişimler vücudu olumsuz etkiler. Anormal kalp atışlarını doktorunuza bildirin. Kardiyomiyopati, kalp kası değişimleridir. Kalp yetmezliği denilen kronik duruma neden olabilir. Kalp kapağı hastalığı, tansiyon hastalığı ve kronik rahatsızlıklarla ilişkilidir. Elektrokardiyogram (EKG) ile test edilebilir. Kalbin elektriksel aktivitesini ölçer. Cilt üzerine elektrotlar yerleştirilir. Kalp ritmi ve kası izlenir. Stres testi, holter aleti bağlama, röntgen filmi, EKO, 3D kardiyo görüntüleme testleri de yapılabilir. Kalp hastalığı ve belirtileri günlük yaşamı etkiler. Uzun süre tedavi ve kontrol altında olmak gerekebilir. Nefes darlığı, yorgunluk, ayaklarda, bacak ve karında şişme olabilir. İlaç, yaşam tarzı değişikliği, cerrahi ve kalp nakli tedavileri mümkündür. Anjiyo ve bypass yapılabilir. Sigara içilmemelidir, spor ve diyet yapılmalıdır.

Kaynak7gunsaglik.com

Uyku Apnesi Kalp Krizine Neden Olur mu?

Doktorların şüpheli baktıkları konulardan biri de uzun vadeli bir araştırmaya göre, uyku apnesinin kardiyak ölüm riskini artırdığıdır.

Uyku apnesinin varlığı ve şiddeti uyku sırasında ani kalp krizi ölümlerini artırmaktadır. Uyku apnesi, uyku sırasında kişinin nefesinin sıkça durmasıdır.

Tanı konması zor olsa da 12 milyon yetişkinde gözlemlenir. En az 5 saat uyuyan kişilerde yapılan gözlemde uyku sırasında en az 10 saniyelik ya da daha fazla süreli nefes durması gözlenmiştir.

Obez kişilerde bu sorun sıkça ve daha uzun süreli yaşanır. Yılda 45000 kişi ani kalp krizinden ölmektedir.

Beklenmedik bir anda kalbin ani elektriksel temassızlığı nedeniyle durması olasıdır. Düzensiz kalp atışları buna neden olur. Hayatta kalmak için kişi o an tedavi edilmelidir.

Ki, uyku sırasında tedavi imkansız olduğundan ölümler en sık bu anda görülür. Elektrofizyologlar kalp ritim sorunlarını tedavi eden kardiyologlardır.

10 binden fazla erkek ve kadın yaş ortalaması 53 olanlar arasında uyku testleri yapılmıştır. %78inde uyku apnesi bulunmuştur.

Ölümcül ya da ciddi sorunlar yaşayanlar ve ani kalbi duranların sayısı 142dir.

Düşük kalp-kan taşıma ve oksijen oranı nedeniyle kalp krizi ve ölüm görülebilir.

Uyku apnesi olan kişilerde otomatik olarak obezite gibi kilo sorunları, kalp yetmezliği kalp hastalığı gibi risk faktörleri vardır.

Bir de uyku apnesi varsa durum ciddileşir. Uyku testi yaptırılmalı ve düzenli tarama tedavi için doktora gidilmelidir.

Böylece risk azalacaktır. Kalp ve uyku sorunları bir an evvel tedavi edilmelidir.

Kaynak7gunsaglik.com

Gönüllü Çalışmalar Kalp Sağlığını Destekliyor

Gönüllü olmak başkalarına yardım etmek herkesin iyi hissetmesini sağlar.

Araştırmacılar gönüllü olmanın çok daha başka ve güzel bir yararını daha buldular.

Gönüllü yaşlılarda yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları riski azalıyor.

2006 ile 2010 yılları arasında bir çalışma yapılmış 51 ile 91 yaş arasındaki kişilerle araştırma yapılmıştır. 1100den fazla yetişkin katılmıştır.

İlk zamanlar kan basıncı hepsinin normal düzeyde iken 4 yıl sonra aynı katılımcıların gönüllü olmalarından dolayı %40 oranında kan basınçlarının azaldığı görülmüştür.

Ne tür bir etkinlik olduğu değil buna ayrılan süre önemli.

Ölüm nedeni de olan kardiyovasküler hastalıklar yüksek kan basıncından da etkilenir.

İlaç kullanmadan moralle düzelebilen bu hastalık gönüllülükle azalmakta.

Kötü beslenme alışkanlıkları ve egzersiz eksikliği de bunun nedenlerinden.

Gönüllü çalışmalar yaşam tarzının olumlu olarak değişmesini de sağlıyor. Yaşlanma ve emeklilik asla eve kapanmak değil aksine daha da sosyal olunacak bir dönem.

Sosyal bağlantılar günlük faaliyetler ile kişi aktif ve sağlıklı kalır.

Bir dizi hastalıklar başta kalp ve tansiyon da bu şekilde önlenebilir.

Kaynak7gunsaglik.com

İşlenmiş Kırmızı Et Kalbi Kötü Etkiliyor

İşlenmiş kırmızı et ve şarküteri ürünlerini tüketmek kalp yetmezliğine yol açıyor.

Erkeklerde potansiyel ölümcül kalp yetmezliği sebeplerinden biri. Geç teşhis konması da işleri zorlaştırıyor ve teşhisten sonraki 5 yıl içinde bu kişiler hayatını kaybediyor. Sağlık bakım maliyetleri ise oldukça yüksek. Bunun için sebze, kepekli tahıllar, düşük yağlı süt ürünleri, kümes hayvanları, balık ve fındık meyve ve omega 3 içeren besinleri tüketmeliyiz. Haftada 3 kez balık çok iyi. Kırmızı eti azaltın ve işlenmiş kızartılmış kırmızı etten kaçının.

Sosis, sucuk, ciğer, sakatat gibi etlerden uzaklaşın. Kalp yetmezliğinde diğer yaşamsal koşullar yaşam tarzı kadar beslenmek de çok önemli. Kalp hastalığı geçmişi ve aile öyküsü olanların daha dikkatli olması gerek. Kalp yetmezliği işlenmiş kırmızı et tüketen kişilerde %30 kadar daha fazla görülüyor. Erkeklerin ise ölüm oranları kadınlara göre 2 kat daha fazla. Günlük 50 gram kadar kırmızı et uygun. Ekstradan her fazla dilim ya da parça ölüme götürüyor.
Kaynak7gunsaglik.com

Sabah Sporu Kalbi Yorar Erken Yaşlandırır

Erken kalp krizi ve ölümlerin sebeplerinden biri de aşırı yorulma ve kalbi yormaktır. Sabah sporu kalbi yoruyor..

Kalp Damar Cerrahı Doç. Dr. Nezihi Küçükarslan, kalp sağlığını korumak için doğru zamanda, doğru spor yapılması gerektiğini söyledi. Küçükarslan, sanılanın aksine sabah sporundan kaçınılması gerektiğinin de önemle altını çizdi.

Kalp krizi riskini yarı yarıya azaltan, hatta kalp krizi geçirenlerde iyileşme sürecini hızlandıran sporun, bilinçsiz yapılması durumunda kalpte yarardan çok zarara neden olduğunu söyleyen Doç. Dr. Nezihi Küçükaslan, sağlıklı bir kalbe sahip olmak için saatlerce koşmaya ya da spor salonlarına kapanmaya gerek olmadığını kaydetti.

“Spor yanlış yapıldığında yarardan çok zarar verebilir”

Küçükarslan, “Sadece yürümek de sporun sağlığınıza sağladığı nimetlerden yararlanmanızı sağlar. Günde 30 dakika yürüyün, bu yeter ama sakın alışveriş merkezlerinde mağaza gezerken yaptığınız yürüyüşle karıştırmayın. Zira kalbe en yararlı yürüyüş, oksijenli ortamda ve tempolu yapılan yürüyüştür. Oluşan ve oluşacak damarların ötesinde, doğal by paslar meydana gelir ve kişi kalp krizi riskine karşı daha korunaklı olur. Sağlık açısından sayısız faydaları olan sporun yanlış yapılması durumunda kalbe yarardan çok zarar verebilir” dedi.

“Kalp krizi geçirenlerde iyileşmeyi kolaylaştırıyor”

Kalp sağlığı için doğru spor yapmanın çok önemli olduğunu söyleyen Küçükaslan, düzenli egzersiz yani spor yapmanın kalp krizi riskini yarı yarıya azalttığını söyledi. Küçükaslan, “Hatta kalp krizi geçirenlerde iyileşmeyi kolaylaştırmaktadır. Düzenli egzersiz sayesinde, acil durumlarda kalp hızını yavaş yavaş artıran ve kalbin zarar görmesini engelleyen bir mekanizma gelişir. Kalp kası düzenli egzersizle daha fazla çalışmaktadır. Kalp kasının daha çok çalışması için ise daha fazla kana ihtiyacı vardır. Bu da kalbi besleyen koroner damarların gelişmesini, yeni oluşacak damarlarla kalbin bir ağ gibi kuşatılıp daha sağlıklı ve sağlam çalışmasını sağlar. Oluşan ve oluşacak damarların ötesinde, doğal by paslar meydana gelir ve kişi kalp krizi riskine karşı daha korunaklı olur” diye konuştu.

“Her gün en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapılmalı”

Sporun sağladığı tüm bu nimetlerinden yararlanmak ve kalp damar sağlığının korunması için koşmak ya da spor salonlarındaki programlara dahil olmanın zorunlu olmadığını belirten Küçakaslan, ”Sadece düzenli ve tempolu yürümek de sporun bu faydalı etkilerinden yararlanmanızı sağlar. Günde 30 dakika hızlı olarak yürüyün, bu yeter. Tüm günün yorgunluğunu bahane etmeden, evde ya da işte sarf edilen enerjiye ilaveten her birey kendine günde en az 30 dakika ayırmalı ve açık havada tempolu yürüyüş yapmalıdır. Kalp sağlığı için 1 saat boyunca 5 kilometre yürüyüş idealdir. Yani en az haftada 150 dakika yürüyüş yapılması önerilmektedir. Ama unutmayın; bu yürüyüşler tempolu olmalıdır” şeklinde konuştu.

“Sabah sporundan kaçının”

Sabah saatlerinin spor için uygun olmadığını söyleyen Doç. Dr. Nezihi Küçükaslan, bu saatlerde sempatik sinir sisteminin aktif hale geldiğini ve adrenalin, efedrin ile kortizon gibi tansiyonu yükselten, çarpıntıya neden olan hormon artışlarının gözlemlendiğini dile getirdi.

Küçükaslan, “Kanın pıhtılaşma eğilimi artar. Sabah saat 7.00’de kan basıncı en keskin yükselişini yapar. Vücut zayıftır ve bu saatlerde kalp krizi riski artış gösterir. Uykudan uyandıktan yarım ile bir saat sonrasında toparlanma olur. Bu nedenle erken saatlerde spor yapmaktan kaçınılmalıdır. Güzel bir kahvaltıdan 1 ile 2 saat sonra yapılacak yürüyüş gerekli faydayı sağlayacaktır. Spor yapmak için en uygun saatler, öğleden sonra saat 16:00 ile 19:00 arasıdır. Akşam saatlerinde spor yapıldığında sindirim sistemi hızlanır ve vücutta yağ birikimi engellenir. Günün hangi saatinden spor yapılırsa yapılsın, beraberinde mutlaka su içilmelidir. Açık havada, günde 30 dakika hızlı olarak yürüyün ya da günde 3 defa 10’ar dakikalık yürüyüşler yapın” ifadelerini kullandı.
Kaynak7gunsaglik.com

Kalp Krizinin Sebebi Kolesterol Rahatsızlığı mı?

Kolesterol hastalarında daha yüksek oranda görülen kalp krizi akıllara bu soruyu getirdi: Kolesterol kalp krizini tetikler mi?

Samsun’da özel bir hastanede görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yüksel Kaş, kalp krizi vakalarının yüzde 50’sinden kolesterolün sorumlu olduğunu söyledi.

Uzm. Dr. Yüksel Kaş, 60 yıldır yapılan çalışmalarda kolesterolün önemli risk faktörlerinden birisi olduğunun belirlendiğini kaydetti.

Uzm.Dr. Kaş, "Kalp krizlerinin yaklaşık yüzde 50’sinden kolesterol sorumludur. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre kalp hastalığı ile kolesterol yüksekliği arasında bir bağ vardır. Kolesterol seviyesi 225 mg/dl’den fazla ise koroner kalp hastalığı gelişme riski yüzde 40’tır. Eğer 300 mg/dl’nin üzerinde ise bu risk yüzde 90’a çıkmaktadır. Yani tartışmasız bir şekilde kolesterol yüksekse kalp hastalığına neden olma riski de yüksektir" diye konuştu.

Uzm. Dr. Kaş, kalp hastalıklarını önlemenin en etkili olan yolunun kolesterol, obezite, stres gibi risk faktörlerini ortadan kaldırmak olduğunu belirtti.

Uzm. Dr. Kaş, "Bu da düzenli egzersiz yapmak, sigara içmemek ve beslenmeye özen göstermektir. Bu şekilde kalp damar hastalıklarını yüzde 80 oranında önlemiş olabiliriz. Ne zaman ki bu tedbirler yetersiz kalır o zaman ilaç tedavisini kullanırız. Bu ilaçlardan sadece bir tanesi kolesterol düşürücü ilaçlardır. Kolesterol düşürücü ilaçlar, kolesterolü düşürürek damarlarda kireçlenme (aterom) plağının oluşmasını önlemekte, oluşmuş olan plakları ise stabil hale getirerek ani ölümleri önlemektedir. Kolesterol düşürücü ilaçlar, bugüne kadar koroner kalp hastalığından ölümü, kalp krizini ve felci engellediği bilinen en etkili tedavilerden bir tanesidir. Dünyada birçok farklı ülkede yapılmış güvenilir, kanıt düzeyi A olan çalışmalarda, etkili ve güvenli oldukları kanıtlanmıştır" dedi.
Kaynak7gunsaglik.com

Kalp Haftasında Kalp Sağlığınızı Koruyun

Prof. Dr. Ahmet Hamulu, kalp haftasında kalbi koruyan önerilerde bulunuyor. Nelerden kaçınmalı neler yapmalıyız?

Bir kişinin hiçbir risk faktörü altında olmasa bile, hayatı boyunca kalp krizi geçirme riski yüzde %1 oranındadır. Sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam, kalp krizini önlemenin en etkili ve klasik yollarından birkaçı. Göz ardı ettiğimiz bazı ayrıntılar var ki; işte onları uygulamak bu riski en aza indirmeye yeterli oluyor. Kalp Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hamulu’ya göre risk faktörlerini ortadan kaldırmak, kalp krizi riskini yarı yarıya azaltıyor.
Mutlu evlilik kalbi koruyor
Kalp sağlığı için öneriler
Düzenli ve mutlu bir evlilik, kalp krizi riskini düşürür. Evli olmak, genelde toplumda kabul görme anlamına geldiği için evli olan insanlar toplumda sosyal barışı yakalar ve bunun getirdiği stres faktörlerinden de uzak olur. Mutlu bir evlilik ve düzenli bir yaşam, kişinin kafasındaki bir takım sorumlulukların eve yönlendirilmesine neden olur. Her şeyden önce eş ve çocuklarla belli sorumluluklar düşünülür. Bu durum kadın için de, erkek için de geçerlidir. Bekar insanların konsantrasyonları dağınık olur. Sosyal açıdan da toplum tarafından kabul görmedikleri için büyük bir stres altına girerler. Bu stres de kalp krizi riskini tetikler.

Gülmek kalp sağlığı için çok yararlı
Kalp sağlığı için öneriler

Klinik olarak ağlamak ve gülmek aslında aynı şey. Yani her ikisi de duyguların boşalması anlamına geliyor. Genellikle aşırı üzüntü, öfke, aşırı yük gibi faktörler ağlama ya da gülmeye neden oluyor. Kişi gerçekten durumu kafasında algılayarak mizah duygusuyla hareket ederek gülerse, büyük oranda rahatlar. Gülmek, keyif hormonlarını salgılar ve stres hormonlarının baskılanmasına yardımcı olur. Bu sayede kalbe zararlı olan faktörler de ortadan kalkar.

Çevrenizdeki olayları dert edinmekten kaçının
Kalp sağlığı için öneriler

Savaşlar, doğal afetler ve patlayan bombalar kalbi yorar. Anlık üzülmeler kalbe çok büyük zarar vermez. Yani kişinin bir yakınını kaybetmesi halinde üzülmesi çok olağan bir durumdur, bunun dışında hareket etmesi düşünülemez. Ancak kişilik yapısı üzülmeye çok meyilli olan insanlar kendisi dışında çevresinde gelişen olaylara ve insanların yaşadıklarına çok hassas yaklaşabilir. Sürekli kederlenebilir ve olayları kendine dert edinebilir. Bu durum özellikle doğu kültürlerinde çok yaygın ve insanlar kendilerine acı çektirebiliyorlar.

Günlük yaşantıda bunun dışına çıkabilmek çok önemli. Çevredeki olayların çok fazla etkisi altında kalmak ve onlar için kederlenmek, kalbe oldukça zararlı. Çünkü kişinin sürekli kendini memnun ve mutlu edecek bir şeyler bulması, kalp krizi geçirme riskini düşürüyor. Mutluluk, var olan hastalıklarının ilerlemesi de yavaşlatıyor. Bizim hastalara önerilerimiz, kendilerini mutlu edebilecek ayrıntıları yakalamaları. Bunun için bir uğraş bulmak, bahçe işleri, hayvan besleme, beyni mutluluk verici detaylarla doldurmak gerekir. Savaşlar, doğal afetler, patlayan bombaları sürekli düşünmek kalbi hırpalıyor.
Kaynak7gunsaglik.com

Kalp Krizi Kalp Hastalıklarının Başlıca Sebebi

Kalp uzmanları kalp krizi geçiren insanlar ileride kalp hastalıkları için açık hedef oluyor..

Erdem, sol kolda uyuşma ve göğüs ağrısı gibi hislerin yalnız başına kap krizi belirtisi olmadığını belirterek, bunun genel olarak toplumsal bir yanlış anlamadan kaynaklandığını söyledi.

Kalp krizinin birçok sebebi ve ortaya çıkış şeklinin olduğunu anlatan Erdem, bunun yaş grubu ve cinsiyete göre değiştiğini ifade etti. Erdem, özellikle kadınlarda kilo, şeker rahatsızlığı ve sigara alışkanlığının kalp krizini tetiklediğine vurgu yaparak, insanların genellikle rahatsızlıkların farkına varmayarak hastanelere geç başvurduğunu kaydetti.

Türk toplumunda genellikle hastalık meydana geldikten sonra tedaviye başvurduğunu dile getiren Erdem, Türkiye’de kalp krizi geçirdikten sonra insanları tedavi etmeye çalıştıklarını belirtti.

Erdem, hastaların risk oluşmadan önce gerekli kontrolleri yapmaları gerektiğini ifade ederek, ”Kalp krizi geçiren her 3 kişiden biri hayatını kaybederken, diğer ikisinin kalbinde ciddi hasar oluşuyor" diye konuştu.

Erkeklerde kalp krizi riskinin kadınlara göre her yaşta daha fazla olduğuna dikkati çeken Erdem, kadınların da özellikle 45 yaşından sonra sürekli takip yaptırması gerektiğini vurguladı.
Kaynak7gunsaglik.com

Kalp Sağlığı İçin Beslenme Önerileri

Kalp hastaları, genetik yatkın olanlar ve riski taşıyanlar hatta herkes.. Kalp sağlığı için nasıl beslenilmeli?

Gelişmiş toplumlardaki hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve aşırı stres, kalp hastalıklarını tetikleyen en önemli unsurların başında geliyor. Central Hospital’dan Diyetisyen Selma Turan, 08-15 Nisan Kalp Sağlığı Haftası’nda kalp ve damar hastalarına beslenme konusunda tavsiyelerde bulunuyor.
 
BIRAKIN DAMARLARINIZ GENÇ KALSIN
 
Kalbe kan taşıyan damarların deforme olması kalp rahatsızlıklarını tetikliyor. İnsanlar yaşlandıkça damarları da yaşlanıyor. Central Hospital’dan Diyetisyen Selma Turan, yaşlanmayı yavaşlatmak için damarların iyi korunması gerektiğini ifade ediyor ve ekliyor: “Kalp hastalarının aşırı kilodan, yüksek kolesterolden ve kan basıncından, ürik asit düzeyinden, fazla yağlı ve proteinli beslenmeden, yoğun stresten, hareketsizlikten ve sigara ile alkol kullanımından kaçınmaları gerekiyor.”
 
Dyt. Turan, kan basıncını düzenlemek için dikkat edilmesi gerekenleri ise şu şekilde sıralıyor: “Kalp hastaları düzenli bir şekilde egzersiz yapmaya özen göstermeli, sigarayı bırakmalı, bel çevrelerini kontrol altında tutmalı. İdeal bel çevresi kadınlar için 82 cm iken, bu oran erkekler için 88.5 cm. Özellikle tuz tüketimi günde 1-1.5 gr olmalı. Hastalar, doymuş yağları sınırlayarak yağ tüketimini azaltıp kalsiyum ve magnezyum kullanımını çoğaltmalı. Ayrıca muz, kayısı, patates gibi potasyum içerikli besinlerin tüketimi arttırılmalı.”
 
KOLESTEROL KALP DÜŞMANI
 
Kan basıncının yüksekliği damar yaşlanmasına sebep olur. Bu sebeple iyi dengelenmesi gerekir. Düzenli ölçümlerde kan basıncı 140/90’dan yüksek olan kişilerin mutlaka kardiyoloji uzmanına başvurması gerekmektedir. Kan basıncının yüksekliği damarların serleşmesinin bir göstergesi olarak kabul edilir. Damarsal yaşlanmanın ikinci nedeni ise, kolesteroldür. Damarsal yaşlanma erkeklerde, kadınlara göre daha sık ve daha erken yaşta başlar. Kadınlarda damarsal yaşlanma, genellikle menopoza kadar görülmez. Yetişkin bir insanda total kan kolesterolü 200 mg’yi geçmemelidir. İyi kolesterol (hdl) 35-40 mg’nin altında, kötü kolesterol (idl) 100 mg’nin üstünde olmamalıdır. Kolesterolün yükselmesine neden olan yağlı veya yağda kızarmış etler, sakatatlar, yağlı pastalar, kurabiyeler, karides ve midye gibi deniz ürünleri, tereyağı, peynir, kaymak, krema, sert margarinler, 500 gramdan fazla süt/yoğurt, alkollü içecekler ve meşrubatlar aşırı tüketilmemelidir.
 
Kolesterolü düşürmek ve kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenler:
 
• Yemekler bitkisel yağlarla hazırlanmalıdır.
• Yumurta haftada 2 kez haşlama olarak tüketilmelidir.
• Haftada 2 kez kırmızı et, diğer günler tavuk ve balık yenmelidir. Balık iyi kolesterolü yükseltir, trigliseriti düşürür.
• Meyve ve sebze bol bol tüketilmelidir.
• Sarımsak bol miktarda potasyum, fosfor, selenyum, A ve C vitaminleri ile 75 farklı madde içermekle birlikte kan damarlarını genişletir ve kanın pıhtılaşmasını önler. Bu nedenle sarımsak sık sık tüketilmelidir.
• Kuru baklagiller bol bol tüketilmelidir.
• Yer fıstığı, ceviz, badem, fındık, fıstık, ayçekirdeği, kabak çekirdeği gibi kuruyemişlerin çok faydalı olduğu unutulmamalıdır. Örneğin cevizin içerisinde balıktaki gibi Omega 3 yağ asitleri vardır. Ancak kilo problemi olan bireyler kuruyemişleri aşırı tüketmemelidir.
• Beyaz ekmek yerine kepekli, çavdar, tam tahıllı veya tam buğday ekmekleri tercih edilmelidir.
Kaynak7gunsaglik.com

Kadınlarda Kalp Hastalıklarının Görülme Sebepleri

Kalp krizi, inme, felç, damar tıkanıklığı gibi rahatsızlıklar kadınlarda daha fazla görülüyor. Peki bu riskin sebepleri neler, nasıl korunamk gerek?

Kadın ve erkekler pek çok yönden farklı oldukları gibi kalp- damar hastalıkları konusunda da farklı tablolar çiziyorlar… Erkeklerde koroner kalp hastalıkları daha fazla iken kadınlarda hipertansiyona bağlı kalp yetmezliği sorununa daha çok rastlanması da bunu gösteriyor.

Kalp-damar hastalıkları toplumları tehdit eden ve dünyada ölüm nedenlerinin birinci sırasından inmeyen önemli bir sağlık sorunu. Üstelik giderek artıyor ve kadın – erkek, genç – yaşlı demeden herkesi hedef alıyor. Kadın ve erkek kalbinin birbirinden farklı yönleri ve bunun çeşitli nedenleri bulunuyor.

İki kadından biri bu yüzden ölüyor!

İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, kadın ve erkeklerde görülen kalp hastalıklarının da farklılıklar gösterdiğini söylüyor. Buna göre erkeklerde koroner arter hastalığı daha sık görülürken kadınlarda hipertansiyon ve buna bağlı kalp yetmezliği sorunuyla daha çok karşılaşılıyor. Koroner arter hastalığı da kadınlarda ilk sıralarda görülen sorunlar arasında bulunuyor.

TEDAVİ YAKLAŞIMLARI GELECEKTE FARKLILIK GÖSTEREBİLİR

Kadın ve erkeklerin kalp hastalıklarına tedavi yaklaşımında farklılık bulunmuyor. Prof Dr. Koylan, bunun nedeninin erişkinlerde kardiyovasküler hastalıklara yönelik gerçekleştirilen araştırmaların cinsleri ayrıştırarak yapılmaması olabileceğini, gelecekte cinsiyet farklarını araştıran klinik araştırmaların yapılmasıyla erkek ve kadın arasındaki tedavi yaklaşımının değişebileceğini söylüyor.

KADINLAR KALP SAĞLIKLARINI DAHA FAZLA İHMAL EDİYOR

Tedavi konusunda tüm dünyada kadınların daha fazla ihmale uğradıkları ve erkekler kadar girişken olmadıkları görülüyor. Önemli sorunlardan biri de kadınların hastane ve doktora erişimde erkeklere oranla daha geri kaldıkları yönünde. Araştırma ve klinik gözlemler gösteriyor ki; kadın kendi sağlığını erkeğe oranla daha fazla ihmal ediyor. Yapılan bir çalışmaya göre, koroner kalp hastalığı olan bir kadın; enfarktüs ya da akut koroner sendrom geçirdikten sonraki 1 yıllık dönemde yaşamını yitirme ya da yeniden miyokard enfarktüsü geçirme yönünden erkeklere oranla 2 kat fazla risk taşıyor. Bu konuda alınması gereken önlemlerin başında farkındalık çalışmaları geliyor. Kadınların kalp sağlıkları konusunda farkındalıklarının artması ve hekime ulaşımlarının fazlalaşması gerekiyor.

Sevilmeyen iş ve mutsuz evlilik kalbe zarar veriyor

Kalp hastalıklarıyla stres arasında yakın bir ilişki bulunuyor. Prof. Dr. Nevrez Koylan, bu konuda yapılmış en önemli çalışmalardan birinin, 50 bin kişilik bir toplum taramasında gösterildiğini söylüyor. Buna göre insanların 10 yıl boyunca istemediği yerlerde çalışmak zorunda kalmaları veya aynı süreyle mutsuz bir evliliği sürdürmeye devam etmeleri 10 yıl boyunca günde 2 paket sigara içmeye eşdeğer bir risk yaratıyor.

Stres kalbe ne yapıyor?

Stresin getirdiği metabolik değişiklikler damarlar üzerindeki damar sertliği oluşumunun hızlanması konusundaki en önemli faktörler arasında bulunuyor. Stres anında kalp hızı ve tansiyon artıyor, metabolizma maksimum çalışmaya başlıyor. Metabolizmanın çok fazla çalışması serbest radikal üreten metabolizma anlamına geliyor. Bu durumun kısa sürmesi sorun yaratmasa da kronik stres haline dönüşmesi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

İlk feda edilen seks hormonu

Stresin kadın ve erkek üzerindeki etkileri iki cins açısından farklılıkr göstermese de gözardı edilmemesi gereken bir gerçek bulunuyor. Buna göre vücudun zora girmesi halinde ilk feda edilen hormon sistemi seks hormonları oluyor. Bu nedenle kronik stres durumunda, kadının hormonal dengesinin bundan etkilenmesinin erkeğe oranla çok daha belirgin oluşu dikkat çekiyor. Bu durum kadında adet bozuklukları ile memede fibrokistik hastalığa yol açtığı için yine bir stres artışı nedeni oluyor.

Ev yaşamında kadın daha stresli

Kadınların stres ortamından daha fazla etkilenmelerinin en önemli nedenlerinden birinin de ev yaşamları olduğu belirtiliyor. Günümüzde her platformda kadın erkek eşitliğinden söz edilse de, kadının çalışıyor olmasının evdeki sorumluluklarını hala azaltmadığı görülüyor. Toplumda kadından beklentinin çok fazla olması, bu cinsin stres faktörünü daha yoğun yaşamasıyla sonuçlanıyor. Yakın zamana kadar stresin kardiyoloji ile olan ilişkisinin ihmal edildiğini söyleyen Prof. Dr. Nevrez Koylan, bu konuya hala yeteri kadar önem verilmediğine dikkat çekiyor ve bunun nedenini stresi ölçmenin zorluğuna bağlıyor.
Kaynak7gunsaglik.com

Kalpte Kısa Devre Ölüm Sebebi

Kalp hastalıklarından ve bazı durumlardan korunmak için sağlığımızı iyi korumalıyız. Doç. Dr. Yüksel Aksoy ritm bozukluğunu ve tedbirleri anlattı..

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Yüksel Aksoy, ”Kalbin hiç durmadan çalışmasını sağlayan eşsiz elektrik şebekesindeki ani kısa devrelerle kendini hissettiren kalpteki ritm bozuklukları, ani ölümlere ve kalp organında ciddi rahatsızlıklara neden oluyor” dedi.

Aksoy, yaptığı açıklamada, ritm bozukluğunun genel olarak bedende kalp atış hızının düşmesi ya da artış göstermesi olarak tanımlandığını söyledi.

Ritm problemlerinin çeşitli belirtileri olduğunu anlatan Aksoy, kalp kapak hastalıkları veya hipertansiyon, çarpıntı atakları ile kalp dışı hastalıklarda da ritm bozukluğu oluştuğunu ifade etti.

Kalp ritm bozukluğunun toplumda bilinmediğini aktaran Aksoy, şunları kaydetti:
”Kalbin hiç durmadan çalışmasını sağlayan eşsiz elektrik şebekesindeki ani kısa devrelerle kendini hissettiren kalpteki ritm bozuklukları, ani ölümlere ve kalp organında ciddi rahatsızlıklara neden oluyor. Ufak veya büyük tedavilerle önlenebilecek bu durumların atlanması, olumsuz sonuçlar doğurabilmekte. Ayrıca, bu bozukluklar hastanın yaşam kalitesini bozmakta, iş kaybına ve ölüm korkusuna neden olmaktadır. Kalpteki ritm bozukluklarının hastaya fiziksel, duygusal ve psikolojik etkileri vardır.”

RİTM BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ

Normal olan kalp atımının dakikada 60 ile 80 aralığında değiştiğini anlatan Aksoy, bu sayının altında ya da üzerinde düzensiz şekilde seyreden atımların kalp ritm bozukluğu olduğunu söyledi.

Kalp ritm bozukluğunun çeşitli belirtileri olduğunu ifade eden Aksoy, şöyle konuştu:
”Ritm bozukluğuna bağlı çarpıntılar, kuş kanat çırpıyormuş ya da motor tekliyormuş gibi tanımlanabilir. Göğüste veya boyunda vuruntu hissi, baş dönmesi, bayılma, nefes darlığı, göğüste rahatsızlık hissi ve güçsüz veya yorgun hissetmek ritm bozukluğunun başlıca belirtilerindendir.

Öte yandan, ritm bozukluğunun ciddiyetine göre çeşitli tedavi yöntemleri vardır. İlaç, elektrik şoku ile tedavi, kalp pili ve cerrahi işlem ritm bozukluğunda uygulanabilir.”

”YAŞAM TARZINI DEĞİŞTİRİN"

Kalp ritm bozukluğunda, yaşam tarzı değişikliğinin hayat kurtardığını kaydeden Aksoy, ”Sigara bırakılmalı. Alkol sınırlandırılmalı ya da bırakılmalı. Çay, kahve ve kola gibi kafeinli ürünler de sınırlandırılmalıdır. Bazı nezle ve öksürük ilaçlarından uzak durulmalıdır. Bu ilaçlar kalp ritmini bozan bazı maddeler içermektedir ” dedi.
Kaynak7gunsaglik.com

Fındık Kalp ve Damar Sağlığına Birebir

Fındık tüketmenin kalbe yararları saymakla bitmez.. Kalp ve damar sağlığını koruyan ve ayakta tutan etkenlerden biri de fındık..

Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan çalışmayla fındığın kan yağları ve damardaki hasarı düzeltici etkiye sahip olduğu belirlendi, bu bulgu ilk kez literatüre girdi.

KTÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve proje yürütücüsü Prof. Dr. Asım Örem, fakülte bünyesinde Fındık Araştırma Grubu adı altında 10 yıldır çalışmalar yaptıklarını, fındığın insan sağılığı üzerindeki etkisini değerlendirmeye çalıştıklarını belirtti.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Marmara Araştırma Merkezi (TÜBİTAK-MAM) Gıda Enstitüsü ile insanlar üzerinde gerçekleştirdikleri, yaklaşık 4 ay süren son çalışmada olumlu sonuçlar elde ettiklerini vurgulayan Örem, şunları söyledi:

“Çalışma dolayısıyla seçilen gönüllü grubun fındık tüketiminin ardından kan analizlerini yaptık. Analizlerde fındığın kan yağları üzerinde olumlu etkilerini gözlemledik. Bu olumlu etkiler fındığın yapısında bulunan biyomoleküllerden kaynaklanıyor. Fındığın sahip olduğu yüksek miktarda tekli doymamış yağ asidi ve E vitamini sonuçlar üzerinde etkili olan en önemli iki biyomoleküldür. Çalışmada halk arasında damar sertliği olarak bilinen ateroskleroz gelişiminde önemli rol alan LDL’nin, bu iki biyomolekül sayesinde aterosklerotik özelliğinin azaldığı gösterildi. Damarlarda yağların yaptığı negatif etkinin fındık tüketimi ile düzeldiğini tespit ettik ve bu bulgu ilk kez literatüre kazandırıldı. Bu oldukça önemli bir veriydi.”

Fındığın yapısında bol olan arginin amino asidinin ve magnezyumun da bu sonuçlar üzerinde önemli katkı sağlayabileceğini belirten Örem, “Bu etkilerin bir sonucu olarak damar duvarı iltihaplanmasının azaldığı ve damar fonksiyon bozukluklarının önemli derecede düzeldiği gözlendi” dedi.

4 HAFTA İÇİNDE ETKİSİNİ GÖSTERİYOR
Çalışma ile fındığın gözlenen bu etkilerinin yaklaşık 4 hafta içerisinde ortaya çıktığı ve fındık tüketimini kestikten 4 hafta sonra da bu olumlu etkilerin ortadan kalktığının gözlendiğini vurgulayan Örem, “Bu nedenle fındık tüketiminin günlük beslenmemizin bir parçası olması gerekir. Haftanın en az 4-5 günü, günlük 60-70 gram yani bir avuç fındık tüketilmesi gerekir ancak yüksek enerji içeriğinden dolayı daha fazla tüketim kilo almaya neden olabilir” diye konuştu.

LİTERATÜRDE YER ALDI
Prof. Dr. Asım Örem, özellikle kan yağları, kan kolesterolü ve damar sertliği konusunda yeni veriler ortaya koyduklarını, fındığın damar yapısına olumlu etkisini belgeleyen çalışmanın, uluslararası Elsevier yayın kuruluşuna ait “Journal of Clinical Lipidology” dergisinde bu ay yayımlandığını kaydetti.
Örem, ilk defa ortaya konan verilerin yayımlanmasıyla bilinen derginin, özellikle kan yağları, kan kolesterolü ve damar sertliği ile ilgili konuları içerdiğini bildirdi.
Kaynak7gunsaglik.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...