Pages

Ads 468x60px

Diyabet Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyabet Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Portatif Mikroçip Testiyle Diyabet Tanısı

Çocukluk obezitesi ve dolayısıyla tip 2 diyabet oranları artmıştır. Yetişkinlerde tip 1 ve tip 2 diyabet son yıllarda artmaktadır.

Pahalı lab testleri ile antikor ölçümleri ve takibi şeker hastalarını oldukça yoruyor. Nanoteknoloji kullanılarak üretilen bir mikroçip ile diyabet taramaları daha uygun ve pratik bir şekilde yapılacak. Yüksek duyarlılık ve özgüllük gösteren bu yöntemle diyabet türleri için doğru tanı konabilecek. Biyobelirteçler ile portatif olarak taşınıp kolayca uygulanabilen mikroçipli diyabet tanı araçları şeker hastalarının hayatını kolaylaştıracak.

Yüksek kan şekeri ve kan değerleri ile seyreden diyabet oldukça zorlayıcı ve zaman zaman maliyetli bir hastalık. Vücut insülin direnci pankreas organı ile ayarlanıyor ve pankreas bozukluğundan diyabet ileri geliyor. Kötü yaşam koşulları buna sebep olurken en çok obezite diyabet sebebi ve çocuklarda sık görülüyor.
Kaynak7gunsaglik.com

Tip 2 Diyabetli Hastalar Nasıl Beslenmeli?

Hangi besinler şeker hastalığına karşı bizi koruyor? Tahıl ve bakliyat ürünleri ne kadar etkili?

Tip 2 diyabete yol açan nedenlerden biri magnezyum eksikliğidir. Magnezyum, az alınması durumunda insülin direncine neden olur ve bu da Tip 2 diyabet oluşumuna zemin hazırlar. Yaş ortalaması 54 olan 2.582 yetişkin birey üzerinde yapılan yeni bir çalışmada; magnezyumdan zengin bir diyet uygulayan bireylerde ön diyabet gelişme riski % 37 oranında daha az bulunmuştur. Aynı zamanda yüksek magnezyum içeren diyet uygulamanın, ön diyabetin Tip 2 diyabete dönme riskini 1/3 oranında azalttığı da belirtilmiştir. Magnezyumdan zengin kaynaklar arasında ise baklagiller, fındıkgiller, yeşil yapraklı sebzeler, yoğurt, buğday tohumu gibi besinler bulunur.

Siyah fasulye: Magnezyumun en iyi kaynaklarındandır. İkinci sırada ise soya fasulyesi gelir. ¾ bardağı 100 mg magnezyum içerir. Siyah fasulye dışında nohut, mercimek, barbunya, soya fasulyesi, tofu, edamame de tüketilebilir.

Badem: Ön diyabeti olup  bademden zengin bir diyetle beslenenlerde,insulin duyarlılığında iyileşme ve kötü kolesterol ( LDL ) seviyelerinde azalma kaydedilmiştir. Normal kan şekerine sahip bireylerde de, düzenli olarak fındıkgillerden tüketmenin Tip 2 diyabet ve kalp hastalıkları oluşma riskini azalttığı bulunmuştur. Badem dışında, Brezilya fındığı, kaju, pecan, yer fıstığı, Antep fıstığı, badem ezmesi, fıstık ezmesi de tercih edilebilir.

Ispanak: Beslenmede yeşil yapraklı sebze tüketimine özen gösterilmelidir. Günde 1,3 porsiyon sebze tüketenler ile (1 porsiyon : ½ bardak pişmiş veya 1 bardak çiğ sebze)  haftada bir porsiyon sebze tüketenler karşılaştırıldığında, daha fazla sebze tüketenlerin diyabete yakalanma risklerinin daha düşük olduğu bulunmuştur. Yeşil yapraklılarda bulunan magnezyum ve antioksidanların sağlığı koruyucu etkileri vardır. Ispanak dışında, pazı, lahana, kara lahana, pancar yaprağı, karahindiba yeşillikleri, roka, göbek marul gibi sebzeler tüketilebilir.

Somon: Yağlı balıklarda bulunan EPA ve DHA olarak bilinen çoklu doymamış yağ asitleri, diyabet riskini %32 oranında azaltır. Her hafta en az 170 gram yağlı balık tüketilmelidir. Balık tüketmeyenler isetakviye olarak günlük 500-600 mg EPA+DHA içeren balık yağı  almalıdır. Somon dışında alabalık, sardalye, ringa, hamsi, uskumru da yenebilir.

Öğütülmüş keten tohumu: Omega-3 yağ asidi olan ALA ‘dan zengindir. Yüksek ALA tüketiminin Tip 2 diyabetten korunmada yardımcı olduğu bilinmektedir. Keten tohumu dışında, chia tohumu, kenevir tohumu, ceviz, ceviz yağı, kanola yağı ve soya fasulyesi de kullanılabilir.

Kahve: Günde (kafeinli/kafeinsiz) 3-4 bardak kahve tüketimi, Tip 2 diyabet riskini %25 azaltır. İçerdiği klorejenik asit sayesinde inflamasyonu ( iltihabı ) ve glikoz emilimini azaltır ve insülin duyarlılığını iyileştirir. Kahve aynı zamanda magnezyum içerir.

Kaynak7gunsaglik.com

Diyabetle Savaşan Potansiyel Etkili Otlar ve Bitkiler

Her toplumda %8 oranında kişiyi etkileyen diyabet hastalığı oldukça zorludur maliyetlidir ve genelde tip 2 şeklinde görülür.

Diyet değişiklikleri, fiziksel aktivite ve hastalık kontrolü ile kan şekeri seviyeleri dengelenebilir. Glikoz değerlerini insülin düzeyini kısacası diyabeti kontrol altında tutmak için mutfaktan yararlanabiliriz. Mercanköşkü, biberiye, kekik ve sera bitkilerinden yardım alın.

İnsülin salgılanmasında rol oynayan otları bilin. DPP-IV ve PTP1B adlı maddeler ile insülin salgılanması dengelenir. Bu enzimler şeker hastalığını yöneten ilaçlar gibidir. Ayrıca polifenol ve flavonoidler içeren sera etkili bitkiler inhibe enzimleridir. Biberiye, mercanköşkü ve kekik türleri şeker hastalığına karşı iyi gelir.
Kaynak7gunsaglik.com

Diyabette Çok Tuzlu Beslenmenin Riskleri

Diyabetli kişilerin tuz tüketimini artırması veya azaltmaması kalp krizi ve inme riskini 2 kat artırıyor.

Şeker hastalığında tuzun etkisi büyük. Aşırı sodyum yani tuz tüketmek sağlık için riskli. Uzmanlar tuz alımını sınırlamamız gerektiğini vurguluyor. Özellikle diyabetliler buna dikkat etmeli. Glikoz kan şekeri düzeyleri normal seviyelerinden şaşabilir.

Diyabet başlar, varsa ilerler ve maalesef kalp hastalıkları başlar. Felç de bu riskler arasında. 1600 kişi 40-70 arasında katılımcılar ile araştırmalar yapılmış ve tuzun eksileri bir kez daha görülmüştür. Böbrek hastalığı ,felç, diyabet ve ölüm gibi sorunlar aşırı tuz tüketimi sonucu olabilir. Kolesterol değerlerimiz için de beslenmeye ve tuza dikkat etmeliyiz.
Kaynak7gunsaglik.com

İnsülin Direnci İle İlgili Gerçekler

Şeker hastası mısınız? Şekerinizin düştüğünü nasıl anlarsınız bunu hangi belirtilere bakıp ölçebilirsiniz?

Şekerin yağın vücuttan doğru bir şekilde atılmamasının suçlusu yemekteki fazla şeker olduğunu ve yapılması gereken tek şeyin şekerin hayatımızdan çıkarılması olduğunu belirten Dr.Gönül Ateşsaçan, “Şeker olan gıdaları sıralayacak olursak; Tüm şekerli tatlılar, Çikolata, Beyaz un ile yapılmış tüm hamur işlerinde , kek, çörek, börek, Pirinç pilavı, Muz , Mısır, Patates, Havuç, Çok şekerli meyveler( incir, üzüm, kavun gibi)

Burada sözünü ettiğimiz şeker, bilmediğimiz şekerleri de içeriyor. Tatlı yersek , kan şekeri yükselir ve vücut insülin üretir. Kan şekeri ne kadar yükselirse, o kadar insülin üretilmiş olur ve bir o kadar da karbonhidratlar yağa dönüşür.” Dedi.

Şeker yerine hangi doğru karbonhidratları tüketmeliyiz?

Dr.Gönül Ateşsaçan daha sonra şunları söyledi; “Pirinç pilavı yerine , bulgur pilavı(az yağlı) Makarna yerine , kepekli makarna veya tam integral makarna, Şeker yerine , 2 kuru kayısı veya 1 adet hurma, Fındık yerine, leblebi, Beyaz ekmek yerine , çavdar, yulaf veya tam buğday ekmeği, Beyaz un yerine , tam buğday unu, Çok tatlı bir incir yerine, şeftali veya nektari, Kırmızı elma yerine , yeşil elma tercih etmeliyiz, Bir bardak portakal suyunun yerine, bir adet greyfurt

ŞEKERİMİZİN DÜŞTÜĞÜNÜ NASIL ANLARIZ?

Yemekten hemen sonra Canımız tatlı isterse, yemekten hemen sonra uykunuz mu geliyor, gün içinde başınız ağrıyorsa dikkat. Lütfen kan şekerinizi ölçtürün ve işlenmemiş karbonhidratları tüketiniz.”

Kaynak7gunsaglik.com

Kan Şekeri Kontrolü Ve İnsülin

Dengeli bir diyetle diyabetten kurtulmak mümkün. Tip 1 ve tip 2 diyabette glikoz seviyesini yönetebilmek sizin elinizde.

Karbonhidratı kesmek ya da azaltmak gerek çünkü şiddetle kan şekerini fırlatıyor. Sebze meyve, kepekli tahıllar, fasulye, balık, yağsız et ve süt ile beslenin. Arada atıştırmalıklara dikkat edin kalorili unlu kızartmalı şekerli şeyler olmamalı. Yemeklerin ardından yükselen kan şekeri için yine karbonhidratı azaltın porsiyonunuzu küçültün.

İlacınızı düzenli alın, egzersiz yapın, düzenli kan şekerinizi ölçün. Tip 2 diyabeti düzenleyen en önemli faktörlerden diğeri egzersizdir. Kasların glikoz kullanımını uyarır. Ağırlık ve kas yapan egzersizlere yönelin. Düşük kan şekeri hipoglisemiden kaçınmak için, meyve suyu, meyve, şekerli gıdalardan uzak durun.

Yorgunluk, baş dönmesi, zayıflık gibi belirtilerde kan şekeriniz düşmüştür. Yağ ve şekerden mümkün olabildiğince kaçının. Doktor önerisiyle tedavinizi başlatın ve bunu aksatmayın. İnsülin tedavinizi aksatmayın. Gündelik yaşamın bir parçası haline getirdiğiniz düzenli kan şekeri ölçümü, egzersiz ve iyi bir diyetin yanında verilen ilaçları kullanmanız, diyabeti önleyecektir.Kaynak7gunsaglik.com

Günlük Diyabet Testleri Alkol Ölçer Gibi Kullanılabilir

Şeker hastaları günde bir veya birkaç kez parmaktan diyabet testi yapabiliyor.

Basit bir alkolölçer nefes testi ile diyabet ölçüm testi birbirinin yerine geçebiliyor. Bir el cihazıyla nefes ölçümü yapılabiliyor kan şekeri düzeyleri yükselince nefes tatlı ve meyvemsi kokuyor. Kimyasal seviyeleri yüksek çıkıyor. Tıpkı alkol alındığında nefeste belli olması gibi. New England Üniversitesi araştırmacıları durumu özetliyor.

Parmak ucundan kan almaya ya da başka bir yere gitmeye gerek kalmadan diyabet kontrolünüzü yapabilirsiniz. Kendi hastalığınızı yönetebilirsiniz. Tip 1 ve tip 2 diyabette durum kontrolü bu şekilde yapılabilir. Kan şekeri kontrolü tip 1 diyabet ve her an insülin tedavisi gerektiren otoimmün durumlarda çok önemlidir.

Günde 6 kereye kadar bu kontrol yapılabilir. İnsülin kullanmayanların daha sık bu kontrolü yapmaları gerekir özellikle tip 2 diyabetlilerde. Elle tutulan bu nefes ölçer film tabakası bir kitap büyüklüğündedir. Şu sıralarda boyutunun bir fincan boyutuna düşürülmesine çalışılmaktadır.Kaynak7gunsaglik.com

Hamile İken Şeker Hastası Olmak

Hamilelerin yaşayabileceği zorlukların başında gelen diyabet gebeliği nasıl etkiler neler yapılabilir?

Diabetes Mellitus, Latince’de “ballı idrar” anlamına gelen bir kelimedir.  Kan şekeri çok yüksek olduğunda, idrara geçen glikozun idrara şeker tadı verdiğinin keşfedilmesi nedeniyle hastalığa bu isim verilmiştir. Pankreastan salgılanan insülin yetersiz olursa Tip I diyabet ya da insülin yeterli olmasına rağmen hücreler glikozu kullanamamaktaysa Tip II diyabet ortaya çıkar. Her iki durumda da ortak bulgu, kan şekerinin yüksek seyretmesi ve bu durumun hastalığın süresiyle direkt ilişki içinde tüm organlara zarar vermesidir. Gebelik ve diyabet ilişkisini şu şekilde sınıflandırabiliriz:

1- GEBELİK DİYABETİ (GDM); Gebelik sırasında ortaya çıkan ve gebeliğin sonlanmasıyla kaybolan diyabet durumudur.  Diyabet anneye ve bebeğe pek çok zarar verebilir, bu nedenle bu hastalar yakın takibe alınmalıdır. Tüm gebelerin yaklaşık yüzde 7’sinde gestasyonel diyabet vardır.

GDM için kimler yüksek risk taşır?

– Gebelikten önce belirgin obezitesi olanlar

– 1. derece akrabalarında diyabet olanlar

– Doğum ağırlığı 4 kilogramdan büyük bebek doğurma öyküsü olanlar

– İdrarda şeker artışı olanlar

2- DİYABETİK GEBE: Önceden diyabeti olan bir kişinin gebe kalması durumudur. Gebelerde diyabetle ilişkili komplikasyonlar daha sık olarak ortaya çıkar.

Anne adayı için riskler

Vücudun normal kan şekeri seviyesini sürdürmek için gerekli olan insülin ihtiyacı, gebelikle birlikte önemli derecede artar. Diyabetli gebelerde bu ihtiyaç karşılanmadığında kan şekeri çok yükselebilir ve şeker koması denen ciddi durum ortaya çıkabilir. Kontrolsüz diyabeti olan gebelerde idrar yolu enfeksiyonlarının olasılığı artar. Diyabeti olan gebelerde hipotiroidi (tiroit bezinin yetersiz çalışması) sık rastlanan bir durumdur. Özellikle uzun zamandan beri şeker hastası olan ve damarsal hastalık ya da böbrek hastalığı gelişmiş olan gebelerde yüksek tansiyon ve ödem ortaya çıkma olasılığı belirgin bir şekilde yükselir.

Kaynak7gunsaglik.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...