Pages

Ads 468x60px

Gebelikte Gribal Hastalıklar Nasıl Seyreder?

Grip bir anne adayının hastalığı bebeğine de bulaşır mı? Gebeliği nasıl etkiler, nasıl önlem alınır ve tedavisinde nelere dikkat etmek gerekir?

Grip virüsünün bebeğe geçmesi ve bebekte istenmeyen durumlar oluşturması beklenen bir durum değil. Ancak Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir, hastalığın şiddetli belirtilere yol açması ve zatürre gibi hayatı tehdit eden komplikasyonlara zemin hazırlaması nedeniyle gebelik döneminde daha bir önem kazandığını söyledi.

Anne adaylarının genellikle genç ve sağlıklı bireyler olduklarından gebelik döneminde gribe bağlı komplikasyonların nadiren ortaya çıktığını belirten Prof. Demir, ancak böyle bir durumda komplikasyonların daha ağır seyredebileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.

“Gebelik döneminde grip belirtileri oluşursa ilk yapılması gereken takip eden doktora danışılmasıdır. Genel bir muayene sonrası doktorun uygun gördüğü tedavi ve öneriler doğrultusunda hareket edilmeli” diyen Demir, şöyle konuştu: “Grip geçiren herkes gibi anne adaylarının da istirahat etmeleri, beslenme ve uykularına dikkat etmeleri esastır. Sigara gebelik ve bebek üzerindeki olumsuz etkilerini grip olduğunda da gösterir ve fazla sayıda sigara içen anne adaylarında grip daha ağır seyreder.”

GRiP GEBELİK VEYA BEBEK AÇISINDAN RİSK OLUŞTURUR MU?
Prof. Cansun Demir, nezle ve soğuk algınlığı gibi enfeksiyonların çok nadiren zatürre gibi ciddi komplikasyonlar eklenmedikçe hamilelikte bebek açısından risk oluşturmadığını, uygun tedaviyle en fazla 1-2 haftada kolayca atlatıldığını söyledi. Hapşırma ve öksürmenin bebeğe zarar vermediğini ekleyen Demir, gribal enfeksiyonlarda yapılması gerekenleri şöyle anlattı:

HAMİLELERİ RAHATLATACAK ÖNERİLER
“Günlük sıvı alımının artırılması gerekir. Günde 8-10 bardak su veya karşılığı meyve suları ve ayran içilmeli. İştahsızlık sık görülen bir belirtidir. Bu nedenle sık aralıklarla küçük öğünler yenmesinde yarar var. İstirahat çok önemli, mümkün olduğu kadar uzun süreli yatak istirahatı önemli. Burun tıkanıklığını azaltmak için baş yüksekte yatılmalı. Buhar makineleri oldukça yararlıdır ve özellikle soğuk buhar daha iyi gelir.

Bu DURUMLARDA MUTLAKA DOKTORUNUZA BAŞVURUN
• Yüksek risk grubundaysanız,
• Ateşiniz 38 derecenin üzerine çıkarsa ve birkaç gün içinde düşmezse,
• Soluk alıp vermede güçlük olursa,
• Göğüs ağrısı ortaya çıkarsa,
• Şiddetli kulak ağısı, kulaktan akıntı ve kanama olursa,
• Döküntü ve kızarıklık görülürse,
• Ense sertliği ortaya çıkarsa,
• Birkaç gün içinde düzelemediğinizi ve ciddi derecede hasta olduğunuzu düşünüyorsanız.

ANNE ADAYLARI GRİPTEN KORUNMAK İÇİN NE YAPMALI?
Grip mevsimi olarak da tanımlanan aralık-mart aylarında mümkün olduğunca toplu yerlerde bulunmamak, öpüşme ve tokalaşma gibi yakın temastan kaçınmak virüs alma riskini azaltır. Grip salgını uyarısı olduğunda evden çıkmamak da virüsle karşılaşma riskini etkili şekilde azaltır. Ayrıca dengeli ve sağlıklı beslenme ile hijyen kurallarına özen gösterme de gripten korunmada etkili olur."Kaynak7gunsaglik.com

Girbal Hastalıklardan Hijyen İle Korunun

Ölümcül sonuçlara varabilen temizlik eksikliği özellikle gribal hastalıkları tetikliyor. Elleri daha sık yıkamalı ve temizliğe önem vermeliyiz..

Türkiye'nin büyük bölümünde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklığı dolayısıyla gribe karşı kişisel gerekli önlemlerin yeterince alınmadığı bildirildi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İftihar Köksal, yaptığı açıklamada, dünyada ve Türkiye'de geçen iki yıl üst üste domuz gribi açısından çok büyük bir risk yaşandığını söyledi.

Bu risk dolayısıyla geniş kapsamlı aşı kampanyası yürütüldüğünü ifade eden Köksal, ''Dünyada beklenen ve korkulan şeyler olmadı ama bu demek değildir ki grip görülmeyecek. Büyük çaplı salgın olmadığı için bir rehavet oldu, sanki grip sorunu çözüldü gibi algılandı. Hayır, grip sorunu çözülmedi ancak ölüm senaryolarındaki kadar da büyük bir pandemi olmadı'' dedi.

Köksal, Türkiye'nin salgını daha hafif atlattığını, ancak çok vaka gördüklerini anlatarak, ''Grip pandemileri 20-30 yıl aralarla olur ama ondan sonra vakalar bitmez, vakalar yine olur. Bu sene yine grip vakalarını görüyoruz. H1N1, yani domuz gribi vakalarını görüyoruz. Bir kaç hafta önce grip vaka sayısında artış oldu'' diye konuştu.

Hava sıcaklığının mevsim normalinin üzerinde seyretmesi ve ardından bir anda soğuması dolayısıyla toplu yaşam ortam kullanımının arttığını vurgulayan Köksal, şöyle devam etti:

''Toplu yaşanan yerlerde havalandırma yapılmaması ya da düzeninin bozulması vaka artışlarına sebep oldu. Bu sene grip vakalarını geçen yıllardaki kadar olmasa da görüyoruz. Bu vakaların risk grubu dediğimiz grupta ağır seyredeceğini biliyoruz. Grip aşısını herkes yaptırsın. Özellikle risk grubu dediğimiz 65 yaşın üzerinde olan veya daha genç yaşta olup şeker, kalp, hipertansiyon, kanser hastası olan veya herhangi bir sağlık sorunu olanlar daha da riskli grupta yer almaktadır. Bu kişilere mutlaka aşılanmalarını öneriyoruz.''

"REHAVETE KAPILMAMAK GEREKİYOR"

Prof. Dr. Köksal, mevcut aşıların içinde domuz gribine karşı koruma da bulunduğunu belirterek, ''Grip aşısı, hepsine karşı ortak hazırlanan bir aşıdır ve sağlık kuruluşlarımızda 65 yaş üzerindeki herkese, yaşını beyan ettikten sonra ücretsiz yapılmaktadır. Dolayısıyla aşı ile korunulabilen bir hastalıkla karşı karşıya iken neden hasta olalım'' dedi.

Gripten korunmanın aşının yanı sıra hijyen kurallarına dikkat etmekle de mümkün olduğunu ifade eden Köksal, şunları kaydetti:

''Grip toplu yaşam alanlarında solunum yoluyla bulaşan bir hastalık. Öksürmeyle veya öksürürken elimizi ağzımıza götürüp sonrasında biriyle tokalaştığımızda virüs bulaşabilir.

Ayrıca yine yüzeylere dokunup başka birileri bu alanlara dokunduğu zaman da virüs bulaşmakta. Bu nedenle iki şey çok önemli. Bunlardan birisi hasta kişilerin ya evlerinde olmaları ya da dışarı çıkarken maske takmaları ve yüzeylere dokunduktan sonra mutlaka ellerini yıkamaları gerekli. Bu her iki yöntem de korunma bakımından çok büyük önem arz etmekte. Elimizi ağzımıza değdirdiğimizde mutlaka elimizi su ve sabunla yıkamalıyız.''

Prof. Dr. İftihar Köksal, vaka sayısında bir kıpırdanma olduğunu ancak geçen yıllarda ki kadar fazla olacağını tahmin etmediklerini anlatarak, şöyle devam etti:

''Daha önce yapılan aşılamalar, hastalığın hızını almış olması, virüsün zaman içinde hastalandırma gücünü kaybetmesi gibi etkenler dolayısıyla hastalığın geçen yıllardaki kadar ağır vakalara gitmeyeceğini tahmin ediyoruz. Rehavete kapılmamak gerekiyor. Grip, kışın en önemli hastalıklarından birisidir ve zamanında müdahale edilmezse ölümcül olabilir. Onun için kişilerin dikkat etmesi, hasta kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması lazım. Çünkü ilk 48 saat bizim için çok önemli. Bu sürede verilen antiviral ilaçlarla hastalığı kontrol altına almak mümkün. Kış çok soğuk geçmediği için rehavete kapılmamak, mutlaka önlemler almak gerekiyor.''Kaynak7gunsaglik.com

Gebelikte Kurtarıcı ve Mucizevi Meyve: Ananas

Hamilelik döneminde görülen sindirim problemleri ve kabızlığa birebir bir meyve. Ananasın gebelikteki faydaları..

Ananasın düzenli olarak gebelikte tüketildiğinde anne adaylarının sağlığına olumlu etki yaptığını belirten Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, bu meyvenin bağırsakları çalıştırıcı özelliği ile de hamilelik döneminde kabızlığa doğal çözüm olduğunun altını çizdi.

Ananas, sıcak iklimde yetişen tropikal meyvelerden biridir. Ananasın büyük bir kısmı sudur ve kalorisi oldukça düşüktür. İçeriğinde demir, kalsiyum, potasyum, magnezyum, A vitamini, B ve C vitaminleri bolca bulunmaktadır.

Vücuttaki şişkinlik ve iltihapları azaltır

Ananas, cildi pürüzsüzleştirir, tırnak ve saçları güçlendirir, gözlere sağlık getirir. Aynı zamanda kanser oluşumunu engeller. Protein sindiren ve zayıflamayı sağlayan enzim olan bromelain sayesinde sadece sindirime yardımcı olmakla kalmaz, vücutta meydana gelebilecek olan iltihapları ve şişkinlikleri de etkili bir biçimde azaltır. Ananas, az bulunan bir mineral olan manganezin mükemmel bir kaynağıdır. Antioksidan koruma sağlar ve bağışıklık sisteminin destekçisidir. Sağlıklı bir diyet meyvesidir.

Hamilelikte görülen kabızlığa doğal çözüm

Hamilelerde kilo artışı ve salgılanan hormonlara bağlı olarak kabızlık sorunu meydana gelir. Kabızlık, hamilelerin en sık şikayetçi oldukları durumlardan biridir. Dikkat edilmezse oldukça rahatsızlık verir. Anne adayları bu tatsız durumdan ananas tüketerek kurtulabilirler. Ananasın faydaları arasında bağırsakları çalıştırıcı özelliği de bulunmaktadır. Hamilelerin ananas yemesi kabızlığa karşı en etkili doğal bir çözümdür.

Anne adayını hastalıklara karşı korur

Ananasın içinde bulunan faydalı vitamin ve mineraller ise bağışıklık sistemini güçlendirerek anne adayını hastalıklara karşı korur. Ananas ayrıca hamilelikte oluşan el ve ayakların şişliğinin inmesinde etkilidir. Ananasın ödem atıcı etkisi anne adaylarının şişliklerinin oluşumunu engeller. Ananas vücutta biriken fazla ödemin atılmasına yardımcı olur. Bunun yanı sıra ananas stresin giderilmesinde etkilidir. Hamilelerin doğum stresinin azalmasına yardımcı olur. Anne adayları abartmamak kaydıyla bu besinden faydalanmalıdırlar.
Kaynak7gunsaglik.com

7 Dakikalık Egzersizlerle Fit Kalın

Çok basit ve sadece 7 dakikanızı alacak hu birkaç hareketle fazlalıklardan kurtulun zinde ve fit kalın.

Duvara sırtınızı dayayın. Kollar ileri öne gergince uzatılacak. Çömelin oturur gibi kalın dizler 90 derece bükülü kalsın. Bir süre bekleyip tekrar kalkın ve hareketi tekrarlayın. 30 saniye boyunca öyle kalın. 12 tekrardan 2-3 set yapın. 10 ar saniye ara verin.

Şınav hareketi de kollar, omuzlar, sırt kadar karın ve diğer kasları da çalıştırır. Parmak uçları ve ellerle yerden güç alıp yarım veya tam eğilip kalkın. Dinlenme, uygulama ve set tekrarları aynı.
Mekik hareketlerinin birkaç türünü birden mola vererek tekrarlayın.

Step yapın. Önünüze yüksekçe bir basamak ya da sandalye alın. Tek bacakla çıkıp iki bacakla bitirin ve tekrar inin. 30 saniye boyunca tekrar edin.
Squat yani çömelme hareketi ise bacak ve kalça için benzersiz bir harekettir. Kasarak yapın.

Kolların arkalarını çalıştırmak için kolların tersiyle dirsekten sandalyeye tutunup inip kalkın.
Lunges, plank ve dizleri çeneye çekme turlarını da uygulayın.
Kaynak7gunsaglik.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...