Kış aylarında görülen enfeksiyon ve solunum yolu hastalıkları kronik yorgunluktan mı ileri geliyor? Uzman Dr. Seyhan Alkan anlattı.
Özellikle kış aylarında daha fazla görülen üst solunum yolu hastalıklarının nedeninin mi sonucunun mu kronik yorgunluk olduğunu Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seyhan Alkan’dan öğrendik…
ÖNCE YORGUNLUĞUNUZUN NEDENİNİ BELİRLEYİN
Stres altında mısınız?
Kendinizi tükenmiş mi hissediyorsunuz?
Diyetinizi mi değiştirdiniz?
Yeterince dinlenemiyor musunuz?
Uykunuzun kalitesi mi yok?
Bu aralar çok mu yoğunsunuz?
Tıbbi problemler mi yaşıyorsunuz?
Kullandığınız ilaçlar mı sizi yorgun düşürüyor?
Psikolojik nedenlerle mi yorgun hissediyorsunuz?
YORGUNLUK RUHUNUZU VE BEDENİNİZİ SARARSA…
Vücut oksijenlenmesi bozulur. Oksijen yetersizliğinin belirtileri ise baş ağrısı, bitkinlik, yorgunluk, çalışma gücünün zayıflaması, yaşam sevincinin azalması, erken yaşlanma, hayati önem taşıyan organların yıpranmasıdır. Oksijen yetersizliğinde damarlar, beyin, kalp, eklemler, omurilik ve akciğerlerde fonksiyon bozuklukları meydana gelir ve çeşitli hastalıklar ortaya çıkabilir. Üst solunum yolu oksijenin vücuda giriş kapısıdır. Oksijenin akciğerlere dolayısıyla vücuda ulaşabilmesi için üst solunum yolumuzun açık ve sağlıklı olması gerekir.
KIŞ MEVSİMİ= YORGUNLUK MEVSİMİ Mİ?
Kış aylarında bulaşıcı ve alerjik hastalıklar, hava kirliliği gibi nedenlerle üst solunum yolu problemlerinin sıklığı 4-5 kat artar. Anatomik ve kronik üst solunum yolu problemleri olan insanların şikayetleri daha sık, daha inatçı ve daha uzun sürer. Çok sık doktora başvurmak ve çok sık ilaç kullanmak zorunda kalırlar. Bu nedenle yorgunluk, bitkinlik, isteksizlik artar. İş hayatı verimliliği, sosyal ilişki performansı ve ruh sağlığı bozulabilir. Vücudumuzun ihtiyacı olan oksijen miktarını karşılamayan bedenlerde yorgunluk kaçınılmazdır. Bu nedenle hava yolunu tıkayan burun içi eğrilikler, burun eti büyümeleri, kronikleşmiş ve fark edilmeyen kronik sinüzitler, alerjiye bağlı burun içinin yaygın şişmesi, geniz eti, yumuşak damak ve küçük dil iriliği, pozisyonu, bademciklerin normalden çok iri olması, dilimizin iri ve ağız boşluğuna sığmaması, çenemizin küçük ya da geride yerleşmesi, ses tellerimizde yerleşen polipler de kronik yorgunluk sebebi olabilir.
KRONİK YORGUNLUĞUNUZ MU VAR? ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONUNUZ MU?
Kış ayı geldiğinde çok sık hastalanıyor, çok sık ilaç kullanıyor buna rağmen hastalığınız geçmiyorsa,
Yorgunluk, bıkkınlık, tükenmişlik hissiniz artıyor; iş performansınız azalıyorsa bütün bunlara kulak burun
boğaz bölgenizdeki şikayetleriniz (Hava yolunu tıkayan burun içi eğrilikler, burun eti büyümeleri, kronikleşmiş ve fark edilmeyen kronik sinüzitler, alerjiye bağlı burun içinin yaygın şişmesi, geniz eti, yumuşak damak ve küçük dil iriliği, pozisyonu, bademciklerin normalden çok iri olması, dilin iri ve ağız boşluğuna sığmaması, çenenin küçük ya da geride yerleşmesi, ses tellerimizde yerleşen polipler de kronik yorgunluk sebebi olabilir.) artarak ekleniyorsa,
Burun tıkanıklığı, sabahları olabilen hapşırma, burun ve boğazda kaşıntı, boğazda gıcık ve geniz akıntısı hissi,
yorgunluk, baş ağrısı, sürekli soğuk algınlığı olma haliniz varsa yorgun değil hasta olabilirsiniz.
ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARINDAN KORUNMAK İÇİN
Günde ortalama 8 saat uyuyun.
Düzenli beslenin.
Hızlı yemek yemeyin.
Fastfood gıdalardan uzak durun.
Uykudan 2 saat önce gıda alımını kesin.
Bol su tüketin.
Düzenli egzersiz yapın.
İdeal kilonuzu koruyun.
Viral üst solunum yolu enfeksiyonlarında bilinçsiz antibiyotik kullanmayın.
Alerjik rahatsızlıklarınız varsa doktor kontrolünde ilaçlarınızı düzenli olarak kullanın.
Kaynak7gunsaglik.com
Yoğurdun Gribe Karşı İyileştirici Etkileri
Mevsim şartlarında enfeksiyon hastalıkları ve griple savaşmak çok kolay değil. ama sağlıklı beslenerek yoğurt tüketerek korunabiliriz.
Mevsim olarak gribal enfeksiyonların en sık görüldüğü dönemdeyiz. Etrafınızdaki çoğu kişinin bu rahatsızlıktan şikayetçi olduğunu görebilirsiniz. Hatta belirli aralıklarla tekrarladığına da şahit olabilir, yaşayabilirsiniz. Eğer sizde sık sık grip oluyorsanız bazı önlemler almanızda fayda var.
Bağışıklık sistemi vücudu hastalıklara karşı koruyan mükemmel bir yapı, eğer ona iyi bakmazsanız hastalıklar karşısında yenik düşebilirsiniz. Bu nedenle bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz gerekmekte.
C vitamininden zengin besinler bağışıklık sistemini güçlendirir ve gribal enfeksiyonlara karşı korur.
Soğan, sarımsak ve zencefilin anti mikrobiyal etkisi vardır, enfeksiyon savaşçısıdır, özellikle grip olduğunuzda bol soğanlı, sarımsaklı yemekler tüketin, zencefilli ılık çayınızı ihmal etmeyin.
Çok fazla şeker ve şekerli yiyecekler tüketiyorsanız bunlardan uzak durun, bağışıklık sisteminizi baskılaması açısından önemli.
Yoğurt ve kefir içeriğindeki yararlı bakteriler nedeniyle bağışıklığı güçlendirip viral enfeksiyonlara karşı korur.
Mantar selenyumdan zengin etkili bir sebze, enfeksiyonlarla savaşıp, bağışıklığı güçlendirmekte.
Çinko bağışıklık sistemi üzerinde oldukça etkili, beslenmemeizde çinkodan zengin besinlere daha çok yer vermemizde fayda var.
Omega-3 yağ asitlerinden zengin olan balık da haftada en az iki kez tüketilmeli. Vücutta bulunan kötü huylu hücrelerin etkilerini azaltıp bağışıklık sistemini de güçlendiriyor
Kakao içeriğindeki antioksidanlarla yine gribe karşı etkili ama önemli olan içeriğinde şeker olmaması. Diyetisyen Özlem Sert Aydın
Bağışıklık sisteminin zayıflamasında stresin etkisi artık bilinen bir gerçek. Gribin yanı sıra birçok hastalığında oluşumunu tetikliyor.
Kaynak7gunsaglik.com
Mevsim olarak gribal enfeksiyonların en sık görüldüğü dönemdeyiz. Etrafınızdaki çoğu kişinin bu rahatsızlıktan şikayetçi olduğunu görebilirsiniz. Hatta belirli aralıklarla tekrarladığına da şahit olabilir, yaşayabilirsiniz. Eğer sizde sık sık grip oluyorsanız bazı önlemler almanızda fayda var.
Bağışıklık sistemi vücudu hastalıklara karşı koruyan mükemmel bir yapı, eğer ona iyi bakmazsanız hastalıklar karşısında yenik düşebilirsiniz. Bu nedenle bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz gerekmekte.
C vitamininden zengin besinler bağışıklık sistemini güçlendirir ve gribal enfeksiyonlara karşı korur.
Soğan, sarımsak ve zencefilin anti mikrobiyal etkisi vardır, enfeksiyon savaşçısıdır, özellikle grip olduğunuzda bol soğanlı, sarımsaklı yemekler tüketin, zencefilli ılık çayınızı ihmal etmeyin.
Çok fazla şeker ve şekerli yiyecekler tüketiyorsanız bunlardan uzak durun, bağışıklık sisteminizi baskılaması açısından önemli.
Yoğurt ve kefir içeriğindeki yararlı bakteriler nedeniyle bağışıklığı güçlendirip viral enfeksiyonlara karşı korur.
Mantar selenyumdan zengin etkili bir sebze, enfeksiyonlarla savaşıp, bağışıklığı güçlendirmekte.
Çinko bağışıklık sistemi üzerinde oldukça etkili, beslenmemeizde çinkodan zengin besinlere daha çok yer vermemizde fayda var.
Omega-3 yağ asitlerinden zengin olan balık da haftada en az iki kez tüketilmeli. Vücutta bulunan kötü huylu hücrelerin etkilerini azaltıp bağışıklık sistemini de güçlendiriyor
Kakao içeriğindeki antioksidanlarla yine gribe karşı etkili ama önemli olan içeriğinde şeker olmaması. Diyetisyen Özlem Sert Aydın
Bağışıklık sisteminin zayıflamasında stresin etkisi artık bilinen bir gerçek. Gribin yanı sıra birçok hastalığında oluşumunu tetikliyor.
Kaynak7gunsaglik.com
Gebelikte Tüketilmesi Gereken Meyveler Hangileri?
C vitamini, çinko, demir, kalsiyum ve diğer besin değerleri ile bebeği besler gelişimine katkıda bulunur. Meyve kabuğunda birçok vitamin bulunur. Annede alerji riskini azaltır bebeğin beyin fonksiyonlarını artırır folat ve folik asit içerir. Kan sayımı, beyin gelişimi, doğum kusurlarının önlenmesinde etkendir.
Kivi folik asit açısından zengindir. Potasyum, fosfor ve bakır içerir. Yağ şeker oranı düşüktür. Kolesterolü ve kan şekerini dengeler. Kabızlık, şişkinlik gibi gebelik sorunlarını önler. Sindirim sistemine bire birdir. C ve D vitamini açısından zengindir.
Greyfurt. Folik asit, likopen, A, B5 vitaminleri, potasyum, lif içeren zengin ve önemli bir meyvedir. Biyoflavonoid mevcut inflamasyonu azaltır. Alerjiden korur bağ dokularını güçlendirir. C vitamini ve folik asit içerir. Kan yapar gebeleri ve bebekleri korur.
Lime. C vitamini ve folik asit deposudur. Antioksidanlar kabızlık, gaz, bulantı, kötü sindirim, irritabl bağırsak sendromu ve ayak şişkinliğine iyi gelir.
Kaynak7gunsaglik.com
Derin Ven Trombozu İken, Kan İnceltici Kullanmanın Yöntemleri
Warfarin en yaygın kullanılan kan incelticidir.
Günlük, haftalık ve aylık testlerden geçmek de gerekir. Bu maddeleri alırken tüketilmesi ve tüketilmemesi gereken gıdalar da bildirilmiştir.
Kolayca kanamaya da neden olabilirler. Bu yüzden ilacı kesmek ve acil ameliyat gerekebilir.
Kan incelticileri kullanırken şunlardan kaçının:
Çok aktif olmak ve egzersiz yapmak,
Makas, bıçak, bahçe aletleri kullanmak, (eldiven giyerek yapılabilir),
Elektrikli tıraş olmak,
Bahçede, kaygan zeminlerde sıkı ayakkabı giymemek,
Sert diş fırçası kullanmak,
Kasksız bisiklet, motor, kayak benzeri sporlar yapmak.
Bunun dışında kaza sonrası konuşamıyorsanız durumu belirten bir bilezik takın, ilaçlarınızın listesini yanınızda taşıyın. Düşme ve darbelerde acilen doktora gidin.
Doktora danışmadan vitamin, reçetesiz ilaç ve benzeri şeyleri almayın. Doz ayarlamasını kafanıza göre yapmayın. Alkol tüketimini durdurun. Kusma ve ishalde doktorunuzu arayın.
Bu ilaçların etkisini artıran bazı gıdalar şunlardır:
kuşkonmaz
brokoli
Brüksel lahanası
lahana
hindiba
yeşil soğan
marul
maydanoz
soya yağı
Soya
ıspanak
Şalgam
karalahana
hardal
Kaynak7gunsaglik.com
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

